Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/3791 E. , 2025/6666 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/714 E., 2024/854 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, tem
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/3791 E. , 2025/6666 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/714 E., 2024/854 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 51. maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiş, katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 25.06.2018 tarih 2016/4462 Esas 2018/5800 Karar sayılı ilamı ile "... a)Defter ve belgeleri gizleme suçu yönünden temel cezanın suç tarihi itibarıyla 5904 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 213 sayılı Kanun'un 359/a-2. maddesi uyarınca 18 ay olduğu gözetilmeyerek sanık hakkında temel cezanın 6 ay olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, b)5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada, defter ve belgeleri ibraz etmeme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı halde, sabıkası bulunmayan ve hakkında takdiri indirim uygulanarak cezası ertelenen sanık hakkında yasal ve yeterli bir gerekçe gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, ..." gerekçesi ile bozma kararı verildiği, bozma üzerine yerel mahkeme sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 53. ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5-6 maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş, kararın itirazın reddi ile 03.03.2020 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın Küçükçekmece 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.09.2024 tarihli 2022/380 Esas ve 2024/477 Karar sayılı ilamı ile 5 yıllık denetim süresi içerisinde 11.04.2022 tarihinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanması suretiyle sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 7394 sayılı Kanun'un 4/2, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; şirketin 30.10.2007 tarihinde resen terkin edildiği, suç tarihinin bu tarih olduğu ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken ceza verilmesinin gerektiği, sanığın mahkumiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; .............Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün............................ vergi kimlik numaralı mükellefi olan şirket yetkilisi olan sanığın, vergi incelemesi amacıyla 2006 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin ibrazı istemini içeren 06.10.2011 tarihli istem yazısının 12.10.2011 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın yasal süre içerisinde bu yıllara ait defter ve belgeleri ibraz etmediği, herhangi bir mazeret de bildirmediği, ayrıca 7394 SK 4. maddesi ile eklenen " Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir" hükmünün TCK'nın 7/2 fıkrası uyarınca sanık lehine olduğu nazara alınarak herhangi bir zararın da bu suç nedeniyle oluşmadığı değerlendirilerek, sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.03.2020 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 11.04.2022 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanununun 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yalnızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi" halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir. Başkaca yönleri incelenmeyen Bakırköy18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2024 tarihli 2024/714 Esas ve 2024/854 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321'inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Şirket yetkilisi sanık, defter, kayıt ve belgeleri gizleme (ibraz etmeme) suçundan mahkum edilip HAGB'ye tabi tutulmuş; denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine hüküm açıklanmış ve 7 ay 15 gün hapse mahkum edilmiştir.
Hukuki İlke: HAGB kararının denetim süresinde yeni suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasında (CMK m.231/11) mahkeme, sübut ve nitelendirmeyi değiştiremez ya da önceki uygulamadan dönemez; yalnızca daha önce yasal zorunluluk nedeniyle değerlendirilemeyen hükümleri (TCK m.50, 51) uygulayabilir. Yeniden hüküm kurma imkanı yalnızca yükümlülüğün yerine getirilememesi haline özgüdür. VUK m.359/a-2; TCK m.7/2, 62.
Uygulama Sonucu: Bozma (1412 sayılı CMUK m.321/1)
Dava Strateji Notu: HAGB'nin yeni suç nedeniyle açıklanmasında mahkemenin önceki hükmü aynen açıklaması gerekir; ceza miktarını yeniden belirlemesi veya lehe kanun uygulamasıyla değiştirmesi bozma sebebidir. Bu ayrım, açıklanan hükme itiraz/temyizde teknik dayanak sağlar.