İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/7736 Karar: 2026/839 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi — Olası Kastla Öldürme Kararı (E.2025/7736 K.2026/839)

12. Ceza Dairesi 2025/7736 E. , 2026/839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/100 E., 2025/42 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5. mad

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/7736 E. , 2026/839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/100 E., 2025/42 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5. mad

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/7736 E. , 2026/839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/100 E., 2025/42 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5. maddesi (Ek fıkra: 11/7/2020-7249/10) uyarınca "Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz." hükmü gereği kararın temyiz edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan açılan davanın yargılaması sonucunda; sanığın 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62/1 ve 51. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve anılan cezanın ertelenmesi ile 1 yıl denetim altında tutulmasına karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; suçun özel kastla işlenebileceği, ısrarlı arama olgusu ve suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanın borcunun bulunduğundan bahisle alacaklı vekili sıfatıyla avukat olan sanığın sorumluluğunda olan avukatlık bürosu tarafından 31.05.20 18... .11.2018 tarihleri arasında katılanın 4 kez aranarak "bu borcu ödeyeceksiniz, istediğiniz yere bizi şikayet edin, yarın öğlene kadar ödemezseniz sizi tekrar arayacağız, size hapis cezası çıkartacağız, yakalama çıkartacağız, evinize gelip eşyaları kaldıracağız" şeklinde sözler söylendiği ayrıca 10 adet mesaj gönderildiğinin cep telefonu ekran görüntüleri ile sabit olduğu gerekçesiyle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmeyerek sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "24.07.2018" şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Alacaklı vekili olan avukat sanığın sorumluluğundaki büro tarafından borçlu katılanın belirli bir dönemde dört kez aranarak 'hapis cezası çıkartırız, evinize gelip eşyaları kaldırırız' türü sözler söylendiği ve on adet mesaj gönderildiği, cep telefonu görüntüleriyle sabit görülerek kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet kurulmuştur.

Hukuki İlke: Alacak takibi amacıyla da olsa, ısrarlı arama ve tehditkâr sözler/mesajlarla kişinin huzur ve sükununun bozulması TCK 123/1 suçunu oluşturur. Avukatların görevlerinden doğan suçlarına ilişkin BAM ceza dairesi kararları, Avukatlık Kanunu 59/5 uyarınca temyize tabidir.

Uygulama Sonucu: temyiz isteminin esastan reddi ile onama

Dava Strateji Notu: Vekil sıfatıyla borç takibinde ısrarlı ve tehditkâr iletişim TCK 123'ten sorumluluk doğurur; müvekkil-avukat pratiğinde takip iletişiminin sınırını koruyun. Avukatların görevden doğan suçlarında miktara bakılmaksızın temyiz yolu açıktır (Avukatlık K. 59/5).

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla