İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/437 Karar: 2025/4877 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/437 K.2025/4877

12. Ceza Dairesi 2025/437 E. , 2025/4877 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/238 E., 2022/326 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 07.01.2016 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; daval

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/437 E. , 2025/4877 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/238 E., 2022/326 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 07.01.2016 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; daval

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/437 E. , 2025/4877 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/238 E., 2022/326 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 07.01.2016 HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle bahisle 30.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faiz talebinin bozma ilamına uyularak kısmen kabulü ile 16.156,49 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.11.2024 tarihli kararıyla davacı asile tebliğ yapılması gerektiğinden tevdine karar verildiği, mahkemece eksiklik giderildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın hatalı hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, faizin hatalı olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin sadece davalı kurum lehine bırakılmaması gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/248 Esas – 2015/285 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan infaz bakımından 24.05.2013 - 22.12.2014 tarihleri arasında 577 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.11.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanuna tabi olduğu belirlenerek ve bozma ilamına da uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Anayasa Mahkemesinin 22.03.2023 tarih 2022/105 Esas, 2023/54 Karar sayılı kararında ".. ile özgürlüğü bağlayıcı bir ceza nedeniyle hükümlünün, özellikle şahsi ve mal varlığıyla ilgili bazı hukuki işlemleri yapamayacağından kendisine kanun gereğince mutlak olarak vasi atanmasıyla korunması amaçlanmaktadır. Ancak bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan kişilerin ayırt etme gücünü haiz ve herhangi bir vasi atanmaksızın kendi işlemlerini yürütebilecek durumda oldukları açıktır. Dolayısıyla hükümlü, kendi işlemlerini görebilecek durumda olup olmadığı değerlendirilmeksizin kendisine vasi atanmasıyla kural olarak vasinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremeyecek, özellikle mal varlığıyla ilgili kimi işlemlerde vesayet ve denetim makamlarının izni gerekecek, kişiye sıkı sıkıya bağlı nişanlanma ve evlenme gibi işlemler için dahi öncelikle vasinin rızası aranacak, kefalet, vakıf kurmak, önemli bağışlarda bulunmak için vasinin onayı olsa da herhangi bir işlem yapamayacaktır. Böylece hükümlünün şahsi gözetimi ve mal varlığının idaresi adına özel hayatın korunması ve mülkiyet haklarına büyük ölçüde sınırlama getirilmektedir. Bu bağlamda kuralla hükümlünün gerçekten korunmasını gerektiren durumların bulunup bulunmadığının araştırılıp ancak böyle bir durumun varlığı hâlinde vesayet kararı verilmesi hususunda mahkemeye takdir hakkı tanınmamakta ya da ihtiyaçları dikkate alınarak hükümlünün ergin ve ayırt etme gücünün bulunması nedeniyle vesayete göre kişinin ehliyetini daha az sınırlayan ve daha dar koruma sağlayan yasal danışmanlık ve kayyımlık atamasına imkân sağlanmamaktadır. Dolayısıyla kuralın ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmadığını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olduğunu göstermektedir. Bu nedenle kuralla hükümlüye zorunlu olarak vasi atanmasının hükümlünün korunması amacı bakımından gerekli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır..." belirtildiği, bu karar ile davacının hükümlü olması nedeniyle dava ehliyeti ve hükmü temyiz hakkı bulunduğundanve davacı asile gerekçeli karar ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğ edildiğinden tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine karar verilmesi şeklindeki görüşe iştirak edilmemiştir. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacı vekilinin yerel mahkeme kararından önce 15.06.2022 tarihinde davacının vekilliğinden istifa ettiği ve kendisini başka bir vekaletnameli vekil ile de temsil ettirmediği dikkate alınmadan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CUMK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği vekalet ücretinin belirlendiği hükmün 3. maddesinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Uyuşturucu madde imal ve ticareti suçlamasıyla 24.05.2013-22.12.2014 arasında 577 gün tutuklu kalıp beraat eden davacının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında, mahkeme bozmaya uyarak 16.156,49 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminata hükmetmiş; davalı Hazine vekili hesap, faiz, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz etmiştir. Dava 1412 sayılı CMUK hükümlerine göre incelenmiştir.

Hukuki İlke: 12. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli 2022/105 E., 2023/54 K. sayılı iptal kararına dayanarak hükümlü davacının vasi atanmaksızın dava ehliyeti ve temyiz hakkı bulunduğunu kabul etmiş; manevi tazminatın hak ve nesafet ölçütlerine göre eksik belirlendiğini saptamış ancak yalnızca davalı temyiz ettiğinden bunu bozma nedeni yapmamış; istifa eden ve yerine yeni vekil atanmayan davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini hukuka aykırı bulmuştur.

Uygulama Sonucu: Vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrası CMUK 321 gereği bozulmuş, yeniden yargılama gerektirmediğinden CMUK 322 uyarınca bu fıkra hükümden çıkarılarak karar oy birliğiyle düzeltilerek onanmıştır.

Dava Strateji Notu: Haksız tutuklama tazminatında yalnız davalı temyiz etmişse aleyhe bozma yasağı benzeri koruma işler: eksik manevi tazminat bozma nedeni yapılmaz; davacı vekili düşük tazminatı mutlaka kendisi temyiz etmelidir. Ayrıca hüküm tarihinde vekâlet ilişkisi sona ermişse vekâlet ücreti talebi düşer, istifa dilekçelerinin dosyaya işlenmesi kritik önemdedir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla