Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/376 E. , 2025/5921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/390 E., 2024/425 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile davac
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/376 E. , 2025/5921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/390 E., 2024/425 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek en yüksek kredi faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.700,42 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminat miktarının "10.533,46 TL" ve vekalet ücretinin "3.064,02 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25/06/2024 tarih ve 2021/8329 Esas - 2024/3348 Karar sayılı ilamıyla özetle: " CMK'nın 142/1. maddesine göre karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 aylık dava açma süresinin başlayacağı dikkate alınarak, davanın süresinde ve şartlarına uygun olarak açılıp açılmadığının belirlenmesine esas olmak üzere, tazminat davasının dayanağını teşkil eden Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/279 Esas -2016/384 Karar sayılı ceza dava dosyasında verilen beraat hükmünün kesinleşme şerhli örneğinin davacıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmaması, 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığı ve davacının güncel adli sicil kaydı göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin başka bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulması gerektiğinin gözetilmemesi, kabule göre de; davacının dava dilekçesinde sadece haksız tutuklama nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu dikkate alınarak; maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "10.506,24" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "10.533,46" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması ve nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Bölge adliye mahkemesince verilen kararın gerekçe kısmında nispi vekalet ücreti miktarının farklı yazılması suretiyle çelişkiye neden olunması" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 10.506,24 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davacı vekilinin talebi dikkate alınarak haksız uygulanan tutuklama tarihi olan 16/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı ve davalı vekillerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, tazminat şartlarının oluşmadığından davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna, faiz miktarı, faiz başlangıcı ve vekalet ücretine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/279 Esas -2016/384 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 16/07/2015-26/04/2016 tarihleri arasında 285 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16/02/2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı ve davalı vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticareti suçlamasıyla 16.07.2015-26.04.2016 arasında 285 gün tutuklu kalıp beraat eden davacı, koruma tedbirleri nedeniyle 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi ve istinaf aşamalarından sonra Yargıtay 12. Ceza Dairesi, beraat kararının kesinleşme şerhli tebliğinin araştırılmaması, mahsup durumunun açıklığa kavuşturulmaması ve manevi tazminatın çok eksik belirlenmesi gerekçeleriyle hükmü bozmuş; bozmaya uyan mahkeme bu kez 10.506,24 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata, tutuklama tarihinden işleyecek yasal faiziyle hükmetmiştir.
Hukuki İlke: CMK'nın 142/1. maddesine göre tazminat davası açma süresi, karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç aydır; maddi tazminat tutuklu kalınan döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanır, manevi tazminat ise davacının sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçun niteliği, tutuklanma olayının cereyan tarzı, tutukluluk süresi ve kararın kesinleşeceği tarihe kadarki parasal değer gözetilerek hak ve nesafete uygun belirlenir; tutukluluğun başka mahkûmiyetten mahsup edilip edilmediği tazminat miktarında dikkate alınır.
Uygulama Sonucu: Bozmaya uyularak kurulan yeni hükümde tazminat şartlarının oluştuğu ve miktarın doğru belirlendiği anlaşıldığından, davacı ve davalı vekillerinin tüm temyiz sebepleri reddedilerek hüküm 01.07.2025 tarihinde Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Haksız tutuklama tazminatında manevi tazminatın ilk derecede düşük belirlenmesi kaderi değildir; bu dosyada bozma sonrası manevi tazminat 15.000 TL'den talep edilen 50.000 TL'nin tamamına çıkmıştır. Dava açılırken beraat kararının kesinleşme şerhli tebliğ tarihi belgelenmelidir, çünkü üç aylık süre bu tebliğle başlar; ayrıca müvekkilin tutukluluğunun başka mahkûmiyetten mahsup edilmediği adli sicil ve infaz kayıtlarıyla baştan ortaya konmalıdır.