İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/7848 Karar: 2026/1325 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/7848 K.2026/1325

12. Ceza Dairesi 2025/7848 E. , 2026/1325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/543 E., 2025/1275 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı ve

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/7848 E. , 2026/1325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/543 E., 2025/1275 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı ve

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/7848 E. , 2026/1325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/543 E., 2025/1275 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 17.09.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü 78.354,65TL maddi ve 131.880,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 110.000,00TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 78.354,65TL maddi tazminat ve 700.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 31.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, takdir olunan tazminat miktarının yetersiz olduğuna, talep edilen tazminat miktarlarına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğuna, faize hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/167 Esas, 2018/286 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında yapılan yargılamada, davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 15 yıl hapis cezasına hükmedildiği, 31.05.2018 - 09.06.2021 tarihleri arasında 1104 gün hapis cezasını infaz ettiği, mahkumiyet kararının Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 09.06.2021 tarih, 2020/1716 Esas- 2021/4186 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu ve bozma üzerine yapılan yargılamada Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/312 Esas, 2021/369 Karar sayılı kararıyla davacının atılı suçtan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.05.2022 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Davacı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 15 yıl hapse mahkûm edilip 31.05.2018-09.06.2021 arasında 1104 gün cezaevinde kalmış; mahkûmiyet Yargıtay 14. Ceza Dairesince bozulmuş ve yeniden yargılamada beraat etmiştir. Haksız tutukluluk nedeniyle açtığı tazminat davasında ilk derece 78.354,65 TL maddi ve 131.880 TL manevi tazminata hükmetmiş, istinaf manevi tazminatı 110.000 TL'ye indirmiş, ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bozması üzerine manevi tazminat 700.000 TL'ye çıkarılmıştır; her iki taraf da bu son hükmü temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatta CMK 142'deki süre ve şartlar (beraatin kesinleşmesi, süresinde dava, aynı konuda başka dava bulunmaması, tutukluluğun mahsuba konu yapılmamış olması) sağlandığında tazminat hakkı doğar; 7550 sayılı Kanun'la değişik HMK ek 1. madde uyarınca temyiz parasal sınırı dava tarihindeki miktara göre belirlenir.

Uygulama Sonucu: Her iki tarafın temyiz istemleri esastan reddedilerek 78.354,65 TL maddi ve 700.000 TL manevi tazminata ilişkin hüküm onanmıştır; Daire, bozmaya uyularak yapılan yargılamada tazminat miktarının doğru belirlendiğini kabul etmiştir.

Dava Strateji Notu: Uzun süre haksız yere hükümlü statüsünde yatan müvekkil için ilk derece ve istinafın düşük tuttuğu manevi tazminatta ısrarlı temyiz sonuç verebilmektedir; bu dosyada bozma sonrası manevi tazminat 110.000 TL'den 700.000 TL'ye çıkmış ve Yargıtay bu miktarı onamıştır, yani 1104 günlük haksız infazda basamaklı temyiz stratejisi tazminatı katlamıştır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla