Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/8187 E. , 2026/403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Düşme İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 04.11.2025 tarihli ve 2025/5550 Esas, 2025/7640 Karar s
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/8187 E. , 2026/403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Düşme İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 04.11.2025 tarihli ve 2025/5550 Esas, 2025/7640 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2025 tarihli ve KD-2025/64793 sayılı itirazı üzerine dava dosyası, 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2023 tarihli ve 2023/26 Esas, 2023/1220 Karar sayılı kararında basit yargılama usulüne göre kurulan mahkumiyet hükmünün de zamanaşımını kestiği böylece zamanaşımını kesen tüm usulü işlemler arasında olağan zamanaşımı süresi 8 yılın geçmediğinin anlaşılması nedeniyle Dairemizce verilen düşme kararının kaldırılarak hükmün onanması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 1.Sanığın işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3-2.maddesinde düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımına tabi olduğu, Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesince basit yargılama usulüne göre verilen 04.12.2023 tarihli karara karşı sanık tarafından yapılan itiraz üzerine kararın kaldırılarak genel hükümlere göre yeniden bir hüküm kurulduğu gözetildiğinde, anılan kararın 5271 sayılı CMK'nın 223/1. maddesindeki düzenlemedeki mahkumiyet hükmü niteliğinde olmadığı gözetildiğinde, zamanaşımını kesen en son işlem,19.01.2016 tarihli mahkumiyet hükmünden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı temyize konu karar tarihinden önce gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 04.11.2025 tarihli ve 2025/5550 Esas, 2025/7640 Karar sayılı düşme kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen düşme kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etmiştir. Başsavcılık, basit yargılama usulüne göre kurulan mahkumiyet hükmünün zamanaşımını kestiğini ve sürenin dolmadığını savunmuştur.
Hukuki İlke: TCK'nın 179/3-2. maddesindeki suç TCK'nın 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımına tabidir. Basit yargılama usulüne göre verilen karara karşı yapılan itiraz üzerine bu karar kaldırılıp genel hükümlere göre yeniden hüküm kurulduğunda, kaldırılan karar 5271 sayılı CMK'nın 223/1. maddesindeki mahkumiyet hükmü niteliğinde olmadığından zamanaşımını kesmez. Zamanaşımını kesen son işlem olan mahkumiyet hükmü tarihinden itibaren süre dolmuşsa düşme kararı isabetlidir.
Uygulama Sonucu: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı reddedilmiş, dosya itirazı incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu: İtiraz üzerine kaldırılan basit yargılama kararının zamanaşımını kesen mahkumiyet hükmü sayılmadığı gözetilmelidir. Savunma, zamanaşımını kesen işlemlerin niteliğini ve hangi kararın gerçek mahkumiyet hükmü olduğunu ayırt ederek süre hesabını buna göre yapmalıdır.