KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2025/8529 E., 2026/3073 K.
- Karar tarihi
- 30 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Mahkemesi
- Ereğli(Konya) 2. Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/132 E., 2025/468 K
- Suç
- Özel hayatın gizliliğini ihlal
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
408 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; o yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/1, 53/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 16.12.2024 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan TCK'nın 134/1, 134/1-2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen esas hakkındaki mütalaa yerine gerekçeli kararda başka bir dosyaya ait mütalaaya yer verildiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, uzlaşma hükümlerinin uygulanmamasının bozmayı gerektirdiğine, bozmadan sonra katılanın beyanlarının alınmadığına, olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine, katılan vekilinin temyiz sebepleri;
sanık hakkında üst sınırdan cezalandırılma yoluna gidilmesi gerektiğine, sanığın uzun süre kaçması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE VE KARAR
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2024 tarihli ve 2022/1-445 Esas, 2024/386 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olan ceza muhakemesinin, bu işlevini sağlıklı şekilde yerine getirebilmesi için zaruri olan iddia ile savunmanın çatışmasıyla sonuca ulaşma sürecinin gerekçeli karara eksiksiz olarak yansıtılması gerekirken, mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde duruşmanın 17.07.2025 tarihli 4. oturumunda açıklanan Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin mütalaası yerine dosya ile ilgisi bulunmayan bir mütalaaya yer verilmek suretiyle.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 1 41... sayılı CMK'nın 34, 2 30... . maddelerine uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sair yönleri incelenmeyen Ereğli(Konya)
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş, Daire bir kez bozma kararı vermiştir. Bozmaya uyularak yeniden kurulan mahkumiyet hükmünün gerekçesinde, duruşmada açıklanan Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin mütalaası yerine, dosya ile ilgisi bulunmayan başka bir davaya ait mütalaaya yer verilmiştir. Hüküm, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Ceza muhakemesinde iddia ile savunmanın çatışmasıyla sonuca ulaşma sürecinin gerekçeli karara eksiksiz yansıtılması zorunludur. Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde, o dosyaya ait esas mütalaası yerine ilgisiz başka bir mütalaaya yer verilmesi, gerekçeli karara ilişkin usul kurallarına (metinde CMK'nın 34. maddesine ve Anayasa'nın ilgili maddesine atıf yapılmıştır) aykırılık oluşturur ve hükmün denetimini engeller.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Hüküm, sair yönleri incelenmeksizin BOZULMUŞTUR (CMUK 321).
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Bozma sonrası kurulan hükümlerde gerekçe denetimi kritik bir temyiz alanıdır; savunma, gerekçeli kararda hangi mütalaanın esas alındığını, duruşma tutanağındaki esas mütalaası ile örtüşüp örtüşmediğini titizlikle karşılaştırmalıdır. Dosyaya ait olmayan bir mütalaaya dayanılması tek başına bozma nedenidir ve esasa girilmeden hükmün kaldırılmasını sağlayabilir.