İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/8610 Karar: 2026/3082 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi — Taksirle Öldürme Kararı (E.2025/8610 K.2026/3082)

12. Ceza Dairesi 2025/8610 E. , 2026/3082 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2441 Değişik iş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yar

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/8610 E. , 2026/3082 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2441 Değişik iş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yar

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/8610 E. , 2026/3082 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2441 Değişik iş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine ilişkin mercii kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle yaralama suçundan yapılan soruşturma evresi sonucunda Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.08.2024 tarihli ve 2024/2903 Soruşturma, 2024/1333 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikâyetçi tarafından yapılan itirazın, Tatvan Sulh Ceza Hâkimliğinin 19.12.2024 tarihli ve 2024/2441 Değişik iş sayılı kararı ile kesin olmak üzere reddedildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.12.2024 tarihli ve 94660652-105-13-20369-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145780 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145780 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, 03.08.2024 tarihinde şüphelinin sevk ve idaresindeki aracıyla seyir halinde iken beyanına göre yoldaki mucura kapılarak direksiyon hakimiyetini kaybedip aracı ile yoldan çıkarak ve istinat duvarından düşmesi sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kaza sonucunda kolluk tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağına göre oluşan kazada müşteki sürücünün kusurlu olduğunun belirtildiği, yola yeni mucur döküldüğünden dolayı yol çizgilerinin belirsiz olduğunun belirtildiği olayda, soruşturma sonucunda Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından oluşan kazada mağdurun kusurlu olduğu ve başka bir kimseye kusur atfedilmediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Somut olayda 03.08.2024 tarihinde meydana gelen kazada, yola yeni mucur dökülmesi nedeniyle yol çizgilerinin belirsiz olduğuna yönelik tespit de dikkate alınarak, kusur durum ve oranlarının tespiti bakımından dosyanın alanında uzman bilirkişiye veya adli tıp kurumuna tevdii sağlanıp, ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu aldırılmadığı değerlendirildiğinde belirtilen eksikliklerin giderilerek inceleme sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Dosya kapsamına göre, 03.08.2024 tarihinde şikâyetçinin sevk ve idaresindeki aracıyla seyir halinde iken beyanına göre yoldaki mıcıra kapılarak direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı şeride geçerek yoldan çıkması ve istinat duvarından düşmesi sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağında, yola yeni mıcır döküldüğünden yol çizgilerinin belirsiz olduğunun ve kazanın oluşumunda şikayetçi sürücü ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesi gereğince kural ihlalinin bulunduğunun belirtildiği, şikâyetçinin alınan ifadesinde, arkasındaki aracın kendisini sollaması üzerine oluşan toz bulutu nedeniyle görüş açısının kapandığını, yaklaşık hızının 80 km/s olduğunu, mıcırların aracının ön camına çarpması nedeniyle yavaşlamak istediği sırada direksiyon hakimiyetini kaybetmesini müteakip aracını mıcıra kaptırarak istinat duvarından düştüğünü belirttiği anlaşılmıştır. 2.Kaza tespit tutanağı anlatımı, olay yeri krokisi, olay yeri fotoğrafları ve şikâyetçi ifadesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 50 km/s hız sınırı olan mahalde beyanına göre 80 km/s hız ile seyrettiği, dosya kapsamında yer alan fotoğraflara göre kaza mahallinde gevşek malzemeli zemin levhası ile 50 km/s hız tahdit levhasının bulunduğu, yol çizgilerinin belirsiz olması hususunun kazanın oluşumunda etkenlik arzetmediği gibi, trafik levhalarının mevcudiyetine rağmen şikâyetçinin yol durumuna uygun hızda seyretmeyerek direksiyon hakimiyetini kendi kusuru ile kaybettiği, bu itibarla kazanın oluşumunda kurum ve kuruluşlara izafe edilebilecek kusur bulunmadığının anlaşılması karşısında kovuşturmaya yer olmadığı kararında ve karara yapılan itirazın reddi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Şikayetçi sürücü, yola yeni dökülen mıcıra kapılıp direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkıp istinat duvarından düşmesi sonucu yaralanmış; kaza tespit tutanağı sürücüyü kusurlu göstermiş, savcılık başkaca kimseye kusur atfedilmediğinden KYO kararı vermiştir.

Hukuki İlke: Olay yeri fotoğraflarında gevşek malzeme uyarı levhası ile hız tahdit levhası bulunduğu, sürücünün beyanına göre 50 km/s sınırlı yolda 80 km/s hızla seyredip kendi kusuruyla hakimiyeti kaybettiği anlaşılıyorsa, yol çizgilerinin belirsizliği kazanın oluşumunda etken sayılmaz ve kurum/kuruluşlara izafe edilebilecek kusur bulunmadığından KYO kararı hukuka uygundur.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin reddi (KYO kararı yerinde)

Dava Strateji Notu: Yol bakım/işaretleme kusuruna dayanarak idarenin veya üçüncü kişinin sorumluluğunu ileri sürerken, olay yerinde uyarı ve hız levhalarının varlığı ve sürücünün aşırı hızı bu iddiayı zayıflatır; kurum kusuru iddiasının levha eksikliği ve uygun hıza uyulduğu somut verileriyle desteklenmesi gerekir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla