KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2026/664 E., 2026/3874 K.
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/961 E., 2025/728 K
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
771 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde.
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 07.11.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000,00 TL maddi tazminat ve 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulüne 4.324,00 TL maddi tazminatın ve 9.000,00 TL manevi tazminatın 11.09.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde;
hükümdeki maddi tazminat miktarının 2.447,72 TL ve manevi tazminat miktarının 9.000,00 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 2.447,72 TL maddi tazminatın ve 35.000,00 TL manevi tazminatın 11.09.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, kıdem ve ihbar tazminatınında maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine ve hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Siirt
1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/121 Esas- 2018/7 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 11.09.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 14.09.2008 tarihinde tutuklandığı, 11.09.2008-05.02.2009 tarihleri arasında 147 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve suç işlemek amacıyla kuruluna örgüte üye olmak suçlarından beraatine hükmedildiği,
beraat hükmünün 15.03.2022 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak.
15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında,
mahkemece hükmedilen tazminat miktarına göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 18.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi için 5.991,64 TL vekalet ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi
9. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasında vekalet ücretine ilişkin ''Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre, ilk derece mahkemesi için 5.991,64 TL, Bölge Adliye Mahkemesi için 22.000,00TL vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin '''Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 18.000,00 TL,
Bölge Adliye Mahkemesi için 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi