KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14438 E., 2007/416 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.3.2004 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Yasanın 41.maddesi uyarınca yaplan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Müdürlüğünün 10.2.2004 tarihli işlemi ile 1011, 1018 ve 1021 parsel sayılı taşınmazlar ile 110, 119 ve 120 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki sınırın 1972 yılında tapulama çalışmaları sırasında 98 numaralı kırık noktanın 97 numaralı kırıkla birleştirilmesi gerekirken 96 numaralı kırıkla birleştirildiği gerekçesiyle 3402 sayılı yasanın 41.maddesi uyarınca düzeltme yapıldığını ileri sürerek işlemin iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. Anılan hüküm, “Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilir.”şeklinde iken 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasanın 9. maddesi ile,
“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiş, böylece, açıklanan teknik hataların düzeltilmesinde vasıf ve mülkiyet değişikliğini engelleyen ifadeler madde metninden çıkartılmıştır. Ancak, buradaki mülkiyet değişikliğinden, orijinal ölçü değerlerinin zemine uyumlu hale getirilmesi amaçlanmakta olup, tapu iptali ve tescil yolu ile çözümlenecek nitelikte olan kadastro tespitine dayalı istemler bu madde kapsamında değerlendirilmemiştir.
Kadastro müdürlüğünün resen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerinin ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişileri hasım göstererek işlemin iptalini isteyebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce resen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Yargılama sırasında da mahkemece, düzeltme işleminin 41. madde kapsamında, ölçü, tersimat, hesaplama veya sınırlandırma hatasının bulunup bulunmadığını, taşınmazın orijinal ölçü değerleri ile kesinleşen geometrik durumları arasında inceleme yaparak ve taşınmazların fiili kullanım durumları da gözetilerek, fiili kullanım durumu ve orijinal ölçü değerlerinin birbiri ile uyumlu olup olmadığı bilirkişiler aracılığı ile saptandıktan sonra, tapu iptali ve tescil davasına konu olmayacak diğer bir anlatımla orijinal ölçü değerleri ile zeminin uyumlu olması durumu söz konusu ise davanın reddine karar verilir.
Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde;
1-Davalı ...’nin başvurusu üzerine, Kadastro Müdürlüğünce düzeltme işlemine tabi tutulan taşınmazlar arasında sınırı belirleyen kırık noktaların yanlış tersim edildiğinin belirlenmesi üzerine orijinal ölçü değerlerine göre düzeltme yapılmış, taşınmazların geometrik durumu yeniden oluşturulmuştur. Mahkemece yapılan keşifte yapılan düzeltme ile oluşan geometrik durumun taşınmazların fiili kullanım durumlarının uyumlu olduğu bilirkişi aracılığıyla saptanmıştır. O halde, yapılan düzeltme işleminin yasanın aradığı anlamda bir düzeltme işlemi olduğu kuşkusuzdur. Davanın bu nedenle reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı ... Müdürlüğünün temyiz itirazlarına gelince, düzeltme işlemi Kadastro Müdürlüğünce resen yapılmadığı halde Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyetinin bulunmadığı noktasından reddi gerekirken kabulü de ayrıca doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/14438, K. 2007/416, 23 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama