KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/5035 E., 2009/117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, gecikme tazminatı ile manevî tazminatın tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece ıslah’da dikkate alınarak gecikme tazminatı isteminin kabulüne, manevî tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasındaki 21.07.1995 tarihli sözleşmede davacıya 6. kattaki 1 daire ile 2. ve 3. katlardaki birer dairenin 0,31 payının verileceğinin kararlaştırılmış bulunmasına, bu durumda bilirkişiler tarafından yapılan gecikme tazminatı hesabında ve buna dayalı mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-BK’nın 49. maddesi uyarınca manevî tazminatın karar altına alınabilmesi için tazminat isteyenin şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğraması gerekir. Somut olayda davacı kendisine ait bağımsız bölümlerin sözleşmede kararlaştırılan sürede teslim edilmemesi nedeniyle gecikme tazminatı isteminde bulunmuştur. Davacıya ait bağımsız bölümlerin sözleşmede kararlaştırılan sürede teslim edilmemesi davacının şahsiyet hakkına tecavüz oluşturmaz. Mahkemece davacının şartları oluşmayan manevî tazminat isteminin reddine, karar verilmesi gerekirken, bu istemin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacı, davalı yükleniciyi davanın açılmasından önce BK’nın 101. maddesi uyarınca temerrüde düşürmemiştir. Davacı gecikme tazminatının dava dilekçesi ile dava konusu yapılan 13.000,00 TL’lik bölümü için dava tarihinde, kalan bölümü içinde ıslah harcının yatırıldığı 28.12.2006 tarihinde davalıyı temerrüde düşürdüğü gözden kaçırılarak, ıslahla arttırılan miktar yönünden faizin 28.12.2006 tarihinde başlatılması yerine, bu miktar yönünden de faizin dava tarihinden başlatılması da hatalı olmuştur. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/5035, K. 2009/117, 16 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama