KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2007/2010 E., 2007/3821 K.·-y Argıtayilamı –
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların ilgilisi bulundukları aracın kusurlu olarak müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, sigorta şirketinden tahsil edilen miktarlar indirildikten sonra, bakiye 9.861.343.000-TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kusur oranı ile hasarı kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı ise cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davanın kısmen kabulüne, 9.861.343.500-TL tazminatın 12.10.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ceza Mahkemesince davacı kasko sigorta şirketinin sigortalısı olan araç sürücüsü 1/8, davalı taraf 7/8 oranında kusurlu oldukları benimsenerek bu kusur oranlarına göre hüküm
kurulmuştur. Hukuk Mahkemesinde ise davalının 8/8 (TAM) kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gereğince, hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği kusurla bağlı değil ise de, Ceza Mahkemesince tespit edilen fiilin hukuka aykırılığı ve illiyet bağını saptayan maddi vakalar yönünden Ceza Mahkemesi kararı ile bağlıdır. Bu nedenle, Ceza Mahkemesinde mahkum olan tarafın Hukuk Mahkemesince kusursuz sayılması mümkün değildir.
Somut olayda, davacıya sigortalı olan aracın sürücüsü Necmettin'in 1/8 oranında kusurlu kabul edilerek mahkum olduğu anlaşıldığına göre, bu kusur oranının davalının kusur oranından indirilerek hüküm kurulması gerekirken, davalının tam kusurlu olduğu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2007/2010, K. 2007/3821, 22 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama