KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2014/20331 E., 2016/9680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma
Esas ve birleştirilen davanın davacısı vekili, davalı borçlu ...’in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmaz hissesini 3.1.2013 tarihinde kardeşi davalı ... ...’e onun da 12.8.2013 tarihinde kuzeni davalı ...’ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu ile ... savunma yapmamıştır.
Davalı ... ... vekili, takip konusu borcun kısmen ödendiğini,borçlu çalıştığı için borcu ödeyebilecek durumda olduğunu,dava konusu taşınmazdaki borçlu dışındaki diğer hisselerin de alındığını daha sonra davalı ...’a 100.000 TL bedelle sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan delillere göre,dava konusu tasarrufların İİK’nun 277 ve devamı maddelerine aykırı, iptali gereken tasarruflar olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne birleşen 2013/542 Esas sayılı dava dosyası da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı ve asıl dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmasına, dava konusu 3.1.2013 tarihli tasarrufun davalıların kardeş olması ve tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlene rayiç değer arasında misli fark bulunması nedeniyle İİK’nun 278/3-1, 2 ve 280/1, dava konusu 12.8.2013 tarihli tasarrufun davalı 4.kişinin borçlunun kuzeni olması nedeniyle davalı borçlunun durumunu ve amacının bilebilecek kişilerden olması nedeniyle İİK’nun 280/1 maddesi gereğince iptale tabi bulunmasına, dosya kapsamından davanın hem esas hem de birleştirilen dava yönünden kabul edildiğinin anlaşılmasına göre asıl davada davalı ... ... vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davaların birleştirilerek görülmesi halinde birleştirilen her dava bağımsız olduğundan hüküm fıkraları ayrı ayrı oluşturulmalı; harç masraf vekalet ücreti ayrı ayrı gösterilmelidir. Somut olayda harç, masraf ve vekalet ücreti esas ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı hesaplanıp hüküm altına alınmadığından bu husus bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/20331, K. 2016/9680, 1 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama