KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/7294 E., 2010/4310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı, davalı borsa şirketinden 5.000 adet Petkim hisse senedini defalarca istemesine rağmen davalının bilgisayarda oynama yaparak akıl almaz yöntemlerle kendisini borçlu gösterdiğini, alacağının tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacak ile ilgili davacının daha önce iki kez dava açtığını İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2000/493 Esas sayılı davanın davacı tarafından takip edilmemesi nedeniyle 25.12.2003 tarihinde işlemden kaldırıldığını ve yenilenmediğini Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/1579 Esas sayılı dosyasında ise davacının verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığını, müvekkilinin talebi ile davacının gelmemesine rağmen davaya devam edildiğini ve davanın reddine karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, davacı davaya konu işlemlerin 1994 yılında yapıldığını iddia ettiğine göre davanın zamanaşımına uğradığını, esas yönden de davanın yerinde olmadığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi kurulu raporu nazara alınarak davacının alacağını kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/7294, K. 2010/4310, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama