KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/19959 E., 2023/9246 K.
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2023
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/92 E., 2021/553 K. ŞİKÂYETÇİ :
- Suç
- Hırsızlık İNCELEME KONUSU
- Karar
- Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozularak düşme kararı verilmesi I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
657 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Başsavcılığının 15.06.2023 tarihli ve 2023/55783 sayılı kanun yararına bozma isteminin.
"Dosya kapsamına göre, sanığın yiyecek sıkıntısı çektiğinden gündüz saatlerinde müştekinin marketinden çilek çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi ile 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile eklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen suçları oluşturduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre,
aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, 6545 sayılı değişikliği ile anılan Kanun'un 142/2-h maddesine göre belirlenen 15 yıllık dava zamanaşımından daha lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
Sanığın eylemine uyan nitelikli hırsızlık suçunun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince ise 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, somut olayda suç tarihinin 24/04/2008 olduğu, sanığın sorgusunun15/07/2008 tarihinde yapılarak zamanaşımı süresinin kesildiği, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin sorgu tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, bu tarihten sonra dava zamaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı,
sanık hakkında verilen 28/10/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 25/12/2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 29/08/2009 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 25/12/2008 ile 29/08/2009 tarihleri arasında (8 ay 4 gün süre ile) dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen ikinci suç tarihi olan 29/08/2009 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı,
suç tarihi olan 24/04/2008 ile hükmün açıklandığı 28/10/2021 tarihine kadar geçen 13 yıl 6 ay 4 günlük sürede 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ve yine sanığın sorgusunun yapıldığı 15/07/2008 tarihi ile hükmün açıklandığı 28/10/2021 tarihine kadar geçen 13 yıl 3 ay 13 günlük süreden dava zamanaşımı süresinin durduğu 8 ay 4 günlük süre mahsup edildikten sonra 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı,
dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 25.12.2008 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının 08.12.2020 tarihinde kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 29.08.2009 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede.
Sanığın suç tarihinde gündüz vaktinde şikâyetçiye ait markete girerek az miktarda çileği çaldığı ve iş yeri çalışanları tarafında yakalandığı, olay öncesinde de sanığın birkaç kez aynı iş yerine girip değişik miktarlarda gıda maddeleri çaldığının tespit edilmesi şeklindeki eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre,
5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 66/4 maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan (aslî) zamanaşımı süresinin (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran süre de eklendikten sonra) 15.07.2008 olan sorgu tarihinden 28.10.2021 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Çerkezköy