İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/4908 Karar: 2024/12113 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/4908 K.2024/12113

2. Ceza Dairesi 2024/4908 E. , 2024/12113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2020/758 E., 2021/1372 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi İNCELEME KONUSU KARAR : Uzlaşma nedeniyle düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet B

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/4908 E. , 2024/12113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2020/758 E., 2021/1372 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi İNCELEME KONUSU KARAR : Uzlaşma nedeniyle düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet B

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/4908 E. , 2024/12113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2020/758 E., 2021/1372 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi İNCELEME KONUSU KARAR : Uzlaşma nedeniyle düşme KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7792 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesinde yer alan " Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki hüküm nazara alındığında, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 13/10/2020 tarihli ve 2018/26813 soruşturma, 2020/9639 esas, 2020/737 sayılı iddianamesinde suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından iddianame tanzim edilerek dava açıldığı ve iddianamede suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ilişkin olarak bir anlatım bulunmadığı halde, suça sürüklenen çocuk hakkında dava açılmamış bir suçtan ceza hükmü kurulmasında, Kabule göre ise; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesinde yer alan; "(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." şeklindeki düzenlemeler karşısında, Somut olayda; dosyada mevcut uzlaştırma raporuna göre, müştekinin 3.000,00 Türk lirası olan zararının sanık tarafından 15/01/2022 tarihine kadar ödenmesi şartıyla, müşteki ile sanık arasında uzlaşma sağlandığı anlaşıldığından, edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli kararının suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verildiği, karar tarihinde Diyarbakır T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğin usûlsüz olduğu tespit edilmiştir. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın istinaf yasa yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla