İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/9040 Karar: 2024/13406 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/9040 K.2024/13406

2. Ceza Dairesi 2024/9040 E. , 2024/13406 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/251 E., 2023/405 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhur

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/9040 E. , 2024/13406 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/251 E., 2023/405 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhur

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/9040 E. , 2024/13406 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/251 E., 2023/405 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/57102 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2023 tarihli kararı ile, sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbara istinaden daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde yer alan, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur...", 231/10. maddesinde yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir." ve 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklindeki düzenlemeler ile, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/12/2017 tarihli ve 2015/4327 esas, 2017/6063 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Görüldüğü üzere açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için iki halden birinin gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya mahkemece kendine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde hüküm açıklanacaktır. Denetim süresi içerisinde işlenen ikinci suçun bu süre içerisinde kesinleşmesi gibi bir zorunluluğa yer verilmemiştir. İkinci suçun denetim süresinde işlenmesi yeterlidir. Ancak; Mahkemece sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesinden sonra hüküm açıklanabilecektir..." biçimindeki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2020 tarihli kararının kesinleşme tarihinin 08/09/2020 olduğu, sanığın denetim süresi içinde işlediği kabul edilen Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2022 tarihli ve 2022/52 esas, 2022/352 sayılı kararına konu suçun işlendiği tarihin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 22/02/2023 tarihli ve 2022/2335 esas, 2023/294 sayılı kararında belirtildiği üzere 14/03/2020 olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar kesinleşmeden ve dolayısıyla denetim süresi başlamadan önce işlenen suç nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Dosya kapsamına göre; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi uyarınca, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, sanığın bilinen en son adresinin "Gündoğan Mah. Kızılburun Cad. No:121/24 Bodrum/Muğla" olduğu, bu adrese tebligat yapılmadan bilinen en son adresinden farklı olan başka bir adrese yapılmaya çalışılan tebligatın iade gelmesi üzerine MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca muhtara yapılan tebligatın usûlsüz olması nedeniyle hükmün kesinleşmediği belirlenmiştir. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla