İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/1715 Karar: 2025/3197 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/1715 K.2025/3197

2. Ceza Dairesi 2025/1715 E. , 2025/3197 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1484 E., 2015/1431 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Adalet Bakanlığı SUÇ : Nitelikli olarak kamu malına zarar verme SUÇ TARİHLERİ : 23.08.2014, 13.09.2014 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar,

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/1715 E. , 2025/3197 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1484 E., 2015/1431 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Adalet Bakanlığı SUÇ : Nitelikli olarak kamu malına zarar verme SUÇ TARİHLERİ : 23.08.2014, 13.09.2014 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar,

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/1715 E. , 2025/3197 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1484 E., 2015/1431 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Adalet Bakanlığı SUÇ : Nitelikli olarak kamu malına zarar verme SUÇ TARİHLERİ : 23.08.2014, 13.09.2014 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar, suçtan zarar gören kurum vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, düşme I. Suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/1484 Esas, 2015/1431 Karar sayılı kararının suçtan zarar gören kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 21.12.2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usûlü Kanunu'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 29.12.2020 tarihinde temyiz eden suçtan zarar gören kurum vekilinin süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık ...'ün temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın, ceza infaz kurumunda bulunan kamerayı yakarak kamu malına zarar verdiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 152/2-a maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “ Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan karar verilirken, adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi belirtilen yönteme uygun biçimde infazına” karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III. Sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Dosya içeriğine göre, sanıkların tutuklu olarak kaldıkları Ankara 1 Nolu F tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumundaki kameraları, 23.08.2014 ve 13.09.2014 tarihlerinde iki defa yakarak zarar vermeleri şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların eylemlerinin bir bütün olarak zincirleme suçu oluşturması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak cezaların arttırılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde iki defa cezalandırılmalarına karar verilerek fazla ceza tayini, 2.Sanıkların, ceza infaz kurumunda bulunan kameraları yakarak kamu malına zarar verdikleri anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 152/2-a maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, eksik ceza tayini, 3.18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “ Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanıklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan karar verilirken, adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde aynı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla