İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1215 Karar: 2026/3465 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi — Nitelikli Yağma Kararı (E.2026/1215 K.2026/3465)

2. Ceza Dairesi 2026/1215 E. , 2026/3465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/698 E., 2023/625 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2026 tarihli ve ... sayılı ka

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1215 E. , 2026/3465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/698 E., 2023/625 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2026 tarihli ve ... sayılı ka

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1215 E. , 2026/3465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/698 E., 2023/625 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2026 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12.12.2022 tarihli ve 2022/13262 esas, 2022/17331 karar sayılı ilamında, "...TCK'nın 142/2-h ve 43/1. maddelerinde öngörülen ve zincirleme biçimde işlenen nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş..." şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 43/2. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak ve ayrıca nitelikli hırsızlık suçu ile birlikte işlenen iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçunun da savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca, sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, hükümlüye 26.08.2022 tarihli iddianame ile yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca hükümlüye zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyetine karar verilerek hükümlünün savunma hakkının kısıtlandığı, 2- Dosya içerisinde yer alan, 06.04.2022 tarihli olay tutanağına göre; olay günü saat 20.30 sıralarında, üç tekerlekli el arabası üzerinde bazı eşyayı taşıdığı görülen ve kolluk görevlilerince durumundan şüphelenilerek durdurulan hükümlüye, el arabası üzerindekileri nereden aldığı sorulduğunda, hükümlünün reklam tabelasını ... Mahallesi, ... Sokak, No: 5 C adresi üzerinde bulunan iş yerinden, 1 adet demir profil ile 1 adet inşaat el arabasını ise ... Mahallesi, ... Sokak, No: 9 adresindeki açık otoparktan aldığını beyan ettiği, 06.04.2022 tarihli kolluk ifadesinde ise olay günü saat 19.30 sıralarında, bahse konu 3 eşyayı da sokak üzerinde bulunan boş otopark benzeri bir araziden hurda olduğunu düşünerek satmak amacıyla aldığını belirttiği, bunun üzerine kolluk görevlilerince şikâyetçi ve katılana ulaşılarak çalınanların tam ve eksiksiz olarak teslim edildiği; şikâyetçi ...'ın kolluk ifadesinde; bahse konu tabelanın ... Mahallesi, ... Sokak, No: 5 C adresinde bulunan kendisine ait... isimli iş yerinin merdiven boşluğundan alındığını belirttiği, katılan ...'ın da aşamalardaki beyanlarında, ... Mahallesi, ... Sokak, No: 9 adresindeki kendisine ait açık otopark içinde etrafı çitle çevrili alanda bulunan 1 adet demir profil ile 1 adet inşaat el arabasının çalındığını ifade ettiği, bu beyanları doğrular biçimde kolluk görevlilerince düzenlenen olay yeri krokisinde de hırsızlığa konu olan yerlerin ayrı ayrı yerler olduğunun tespit edildiği ve bu doğrultuda ayrı ayrı iddianame tanzimi ile kamu davalarının açıldığı, ancak birleştirme kararı sonrası yargılamayı yapan mahkemece, hükümlünün aynı binadan olmakla birlikte tek iş yerinden farklı mağdurlara ait eşyaları aldığı kabul edilerek hırsızlık suçundan zincirleme suç hükümlerinin tatbiki ile ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan tek bir hüküm kurulmak suretiyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 43/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 116/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; hükümlünün ayrı ayrı adreslerde yer alan farklı mağdurlara ait iş yerlerinden gündüz vakti gerçekleştirdiği eylemlerinin mağdur sayısınca hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarını oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulduğu, 3- Olay nedeniyle henüz müracaatı bulunmayan şikâyetçi ve katılana çalınanların iadesini sağlayarak soruşturma aşamasında etkin pişmanlıkta bulunan hükümlü hakkında hırsızlık suçundan ayrı ayrı hükmolunacak cezalarda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, mahkemece, çalınan eşyaların hükümlünün iradesine kalmaksızın kolluk personelince bulunması sebebiyle biçimindeki yasaya uygun olmayan gerekçeyle hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın hırsızlık suçundan yazılı şekilde karar verildiği, Belirlenmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanığın ayrı adreslerdeki farklı mağdurlara ait iş yerlerinden eşya çalması hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarına konu olmuş; zorunlu müdafi atanmadan yargılanıp mahkûm edilmiştir. Adalet Bakanlığı yalnızca zorunlu müdafi eksikliğini kanun yararına bozma nedeni yaparken, Daire dosyada başka aykırılıklar da tespit etmiştir.

Hukuki İlke: Daire, TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerindeki suçun alt sınırının beş yıldan fazla olması ve Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli 2021/35 E. kararı gereği CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafi atanması gerektiğini; ayrıca farklı adres ve mağdurlara yönelik eylemlerin mağdur sayısınca ayrı suç oluşturacağını ve etkin pişmanlık yönünden TCK'nın 168/1. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğini saptamıştır.

Uygulama Sonucu: Tespit edilen bu hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Başsavcılığa tevdiine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Alt sınırı beş yılı aşan nitelikli hırsızlıkta zorunlu müdafi atanmaması bozma nedenidir; ayrıca ayrı adres ve mağdurlara yönelik eylemler zincirleme değil mağdur sayısınca ayrı suç sayılır ve çalınanların iadesinde TCK 168/1 etkin pişmanlık indirimi gündeme gelir. Müdafi bu üç ekseni birlikte değerlendirmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla