Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/1729 E. , 2026/3729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3512 E., 2022/3897 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/1729 E. , 2026/3729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3512 E., 2022/3897 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin “Sanığın firmada yalnızca müdür olarak görev yapmakta olan bir çalışan olduğu, firmaya ait pos cihazının hırsızlık amacı ile kullanıldığını öğrenir öğrenmez istifa ettiği, suç kastının bulunmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği, eylemin TCK’nın 165. maddesine uyduğu"; sanık ... ve müdafiinin temyiz isteminin “Sanığın ...’ın hissesini 01.08.2018 tarihinde devraldığı, devralma tarihi öncesinde şirkette hiçbir şekilde çalışmadığı, suç tarihinden önce sanığın şirket ile bağlantısı bulunup bulunmadığı araştırılmadığından savunma hakkının ihlâl edildiği, parayı rica üzerine çektiği, suç kastının bulunmadığı, lehine hükümlerin uygulanması gerektiği"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin “Sanığın beyanlarının aksini gösteren somut bir delil bulunmadığı, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği, yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin “Hissesini devrettikten sonraki olaylardan haberdar olmadığı, firmada adının kağıt üzerinde üzerine kayıtlı olduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bir şirketin pos cihazının hırsızlık amacıyla kullanılması nedeniyle birden fazla sanık hakkında Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinde hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince istinaf başvurularının esastan reddiyle kesinleşme yoluna girmiştir. Sanıklar temyizde farklı savunmalar ileri sürmüştür: biri firmada yalnızca müdür olarak çalıştığını ve pos cihazının hırsızlıkta kullanıldığını öğrenince istifa ettiğini, eylemin TCK'nın 165. maddesine uyduğunu; diğeri hisse devrini 01.08.2018'de aldığını ve öncesinde şirkette çalışmadığını; bir diğeri parayı rica üzerine çektiğini; sonuncusu ise adının firmada kağıt üzerinde kayıtlı olduğunu savunmuştur.
Hukuki İlke: CMK'nın 288. maddesi gereği temyiz ancak hükmün hukuka aykırılığı nedenine dayanabilir ve 294. madde uyarınca temyiz eden bozma nedenini hükmün hukuki yönüne ilişkin olarak göstermek zorundadır; suç kastının bulunmadığı, eylemin başka suça (TCK 165) uyduğu ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayalı savunmalar, kurulan hükümlerde isabetsizlik saptanmadığında sübut değerlendirmesi kapsamında reddedilir.
Uygulama Sonucu: Dört sanığın ve müdafilerinin temyiz istemlerinin tamamı yerinde görülmeyerek CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca esastan reddedilmiş ve hükümler oy birliğiyle onanmıştır; Daire, katılana yönelik hırsızlık eylemlerinden kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir.
Dava Strateji Notu: Şirket içi pozisyona dayalı savunmalar (yalnızca müdürdüm, hisseyi sonradan devraldım, kağıt üzerinde ortağım) kast yokluğunu tek başına kanıtlamaz; bu tip dosyalarda devir tarihleri, imza sirküleri ve fiili çalışma dönemine ilişkin belgelerin daha ilk derece aşamasında dosyaya sokulması belirleyicidir. Eylemin hırsızlık yerine TCK 165 kapsamında kaldığı yönündeki vasıf itirazı da ancak malın hangi aşamada, kimin zilyetliğinden çıktığına dair somut olgu anlatımıyla desteklenirse temyizde tartışılabilir hâle gelir.