Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/3451 E. , 2026/4698 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1781 E., 2025/1641 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/3451 E. , 2026/4698 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1781 E., 2025/1641 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar ve sanıklar müdafiinin temyiz istemlerinin, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, lehe indirimlerin uygulanmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Gaziantep 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2020/263 Esas, 2020/582 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.12.2022 tarihli ve 2021/790 Esas, 2022/2640 Karar sayılı kararı ile “...Mağdurun iş yerinden iki televizyon bir laptop hırsızlandığı kamera kaydından eşyaların götürüldüğü araç plakasının tespit edildiği, aracı kullanan ... beyanı ile sanıklara ulaşıldığı, sanıkların suçlarını ikrar ettiği, hırsızlanan malların ...'de kaldığı ve ... tarafından polise teslim edildiği, sanıklar yönünden etkin pişmanlık koşullarının bulunmadığı, kamera kaydına göre sübut bulan hırsızlık eylemi 6 dk- 7 dk farkla gece vakti işlenmiş görünse de sanıklara olay saatine ilişkin herhangi bir soru sorulmadığı, bu hususta bir araştırma yapılmadığı, kamera kaydının güncel olmadığı, olay günü gece vakti saat 20:29' da başlamasına karşın mağdurun "saat 19:30'da iş yerine geldim, cihazlarım hırsızlanmıştı" beyanı birlikte değerlendirilerek kamera kaydının güncelliği, mağdur beyanı, sanık savunmaları yeniden ele alınmak suretiyle eylemin gece vakti işlenip işlenmediğinin tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonuca göre karar verilmek gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,...” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.12.2022 tarihli ve 2021/790 Esas, 2022/2640 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Gaziantep 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2025 tarihli ve 2023/2 Esas, 2025/317 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık davasında Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, dosya üzerinden (duruşma açmadan) eksik inceleme gerekçesiyle ilk derece hükmünü bozmuş; bozma üzerine ilk derece mahkemesi yeniden hüküm kurmuştur. Sanıklar müdafii temyize gitmiştir.
Hukuki İlke: CMK 280/1-(e) ve (f) bentleri, bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmadan bozabileceği hâlleri sınırlı sayar. Bu kapsam dışındaki bir gerekçeyle verilen BAM bozması ve buna dayanan ilk derece hükmü, Yargıtay CGK 2024/6-490 ve Anayasa Mahkemesi 2023/33667 kararlarına göre hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl olup hükümsüz sayılır; sanığın mahkemeye erişim/temyiz hakkı ihlal edilir.
Uygulama Sonucu: Hüküm CMK 302/2 uyarınca bozulmuş; dosyanın CMK 280/1-(g) uyarınca BAM'ca duruşma açılıp yeniden görülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dava Strateji Notu: BAM dosya üzerinden, sınırlı sayılan hâller dışında bir gerekçeyle bozma yapmışsa bu güçlü bir temyiz sebebidir; CGK ve AYM kararlarına dayanarak kararın hukuki değerden yoksunluğunu ileri sürmek, esasa girmeden bozma sağlayabilir.