Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/3454 E. , 2026/5276 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/916 E., 2025/1010 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafın
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/3454 E. , 2026/5276 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/916 E., 2025/1010 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre 30.000,00 TL. maktu vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekâlet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık suçunda İlk Derece Mahkemesi beraat vermiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sanık, kendisini CMK gereğince görevlendirilen zorunlu müdafi ile temsil ettirmiş; müdafii sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini temyiz konusu yapmıştır.
Hukuki İlke: Metinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 168 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 14/4 uyarınca, beraat eden ve zorunlu müdafi ile temsil edilen sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Uygulama Sonucu: Eksiklik CMK 303 uyarınca düzeltilebilir nitelikte görülerek 30.000 TL maktu vekâlet ücretinden ödenen zorunlu müdafi ücreti mahsup edilip bakiyenin hazineden alınıp sanığa verilmesine karar verilerek hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafi ile temsil edilip beraat eden sanık için de maktu vekâlet ücreti istenebilir; ancak zorunlu müdafiye hazineden ödenen ücret mahsup edilir. Bu talebi hüküm aşamasında ileri sürmek, temyizde düzeltilerek onama ile giderilme yolunu açar.