KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2023/8256 E., 2025/3979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/134 E., 2023/335 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda mahalli mahkemece verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminatın miktarı, tazminatlara faize hükmedilmemesi, ziynet alacağı davasının reddedilen kısmı, nafakaların miktarı, vekâlet ücretinin miktarı, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması ve süresi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi,
aleyhine hükmedilen tazminatlar ile ziynet alacağı davasının kabul edilen kısmı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 04.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... ve vekili Avukat ... geldiler. Karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... ve vekili gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı ve tarafların ortak çocuğu Yağmur'un inceleme tarihi itibari ile ergin olduğu anlaşılmakla; davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
3.Davacı-davalı kadın tarafından maddî ve manevî tazminat talepleri hususunda, faiz isteğinde de bulunulmuştur. Bu istek hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8256, K. 2025/3979, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama