KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/8279 E., 2025/6565 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/314 E., 2023/314 K.
- Sayısı
- İHK-2023/17330
- Sayısı
- K-2023/19640
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı nezdinde Grup Sağlık Sigorta Poliçesi ve Seyahat Sağlık Sigorta Poliçesi bulunduğunu, davacının seyahat sağlık sigorta poliçesi yaptırdıktan sonra yurt dışına çıktığını ve orada kalp rahatsızlığı geçirerek anjiyo olduğunu, davalının tedavi giderlerini ödemediğini belirterek 550.000,00 TL talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi vermemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının var olan hastalıkları ile seyahat süresi içerisinde gerçekleşen rahatsızlığı arasında illiyet bağının bulunması nedeniyle poliçe özel şartlarının 11 inci maddesi ile TTK'nın 1439/2 nci maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; illiyet bağının davacının tüm tedavi evrakı ilgili yerlerden getirtildikten sonra ATK'dan alınacak rapor ile kurulabileceğini, tek bilirkişinin hazırladığı raporla illiyet bağının tespit edilemeyeceğini, somut olayda davalının, sigorta ettirenin diyabet hastası olduğunu bildiğini, zira 4 ay önce tanzim edilen Grup Sağlık Sigortası kapsamında sigorta ettirene diyabet hastalığına ilişkin olarak bir çok ödeme yaptığını, buna dair 5 adet toplam 3.240,00 TL olan tedavi makbuzunun ödemesi için EPİAŞ üzerinden davalıya müracaatta bulunulduğunu,
müvekkilin beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasının kötü niyetli olduğunu, EPİAŞ üzerinden davalıya sunulan evraklardan 03.01.2022 tarihli Endokrinoloji Bölümüne ait epikriz raporunda "16 yıldır dm nedeni ile takipli olan hasta takip ve tedavi amacıyla müracaat etti." Gastroenteroloji Bölümü epikriz raporunda da yine "dm-2 takipli" denilmek suretiyle müvekkilinin diyabet hastası olduğunun belirtilmiş olduğunu, tüm bu raporların davalı ile paylaşıldığını ve biri hariç ödeme yapıldığını,
davacının beyan yükümlülüğünü yerine getirmediği bir an için kabul edilse dahi prim ödenmiş olması nedeniyle taraflar arasında geçerli bir sözleşme kurulduğu açık olup sigortacının da teminat dışı kalan haller konusunda davacıyı bilgilendirmesi hatta muayene etmesi gerektiğini, poliçenin hiç bir sayfasında davacının imzasının bulunmadığını, sigortalının sağlık beyanının alınmadığını ve sigortalının aydınlatılmadığını, sigortacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, kimsenin kendi kusurundan menfaat elde edemeyeceğini, müvekkilinin ne yazılı ne sözlü olarak bilgilendirildiğini,
2008/7 sayılı Genelge doğrultusunda sigortacının aydınlatma yükümlülüğü kapsamında müvekkiline beyan yükümlülüğünün varlığı ve ihlalinin sonuçları hakkında bilgi verilmediğini, bir an için aksi düşünülse dahi tazminattan indirim yapılması veya ödenmesi gereken/ödenen prim oranlanarak proporsiyon hesabı ile tazminatın belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin kastı olmadığından bu durumda dahi en fazla tazminattan indirim yapılabileceğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sağlık sigorta poliçe(leri)nden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8279, K. 2025/6565, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama