KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/460 E., 2025/7219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2584 E., 2024/2690 K.
- İlk derece mahkemesi
- Osmaniye 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/182 E., 2022/438 K.
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, birleşen davanın kabulü, iştirak ve yoksulluk nafakalarının miktarı, maddî ve manevî tazminat miktarı ile ziynet eşyası alacağı davası yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kadın lehine yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi ile miktarları, birleşen davada maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle;
kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/460, K. 2025/7219, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama