KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/864 E., 2025/7254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1335 E., 2024/1606 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 23. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1581 E., 2022/1579 K.
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri ile lehine takdir edilen yoksulluk nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflarca karşılıklı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davası açıldığı; kadının asıl davaya karşı sunmuş olduğu cevap dilekçesini 15.04.2022 tarihinde ıslah ederek, erkeğin boşanmaya sebebiyet veren kusurları yönünden sadakat yükümlülüğüne uymadığı vakıasına da dayandığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda kadının ağır kusurlu, erkeğin ise az kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, kadının ıslah ile bildirdiği vakıa yönünden ise dava tarihinden sonra gerçekleşen vakıanın ıslah yoluyla davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek bu nedenle kusur incelemesinde dikkate alınamayacağı ifade edilmiştir.
Verilen hükmün kadın vekilince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm tesis edilerek tarafların eşit kusurlu olduğunun tespitine ve kadın lehine yoksuluk nafakası takdirine dair karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yukarıda gösterildiği şekilde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Somut olayda; dava tarihinden sonra gerçekleşen vakıaların ıslah ile davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek kadının ıslah yoluyla ileri sürdüğü sadakatsizlik vakıası kusur değerlendirmesinde dikkate alınmamış ise de; kadının dava tarihinden önce meydana geldiğini ileri sürdüğü sadakatsizlik vakıası ile ilgili ıslah dilekçesine itibar edilmemesi hatalı olup bu konuda gerekli tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/864, K. 2025/7254, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama