KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/6104 E., 2009/9267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, ilk kesinti tarihinden itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava davacının sattığı ürün bedelinden ilk prim kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine ilişkindir. Mahkemece davacının 1.7.1994 tarihinden dava tarihi olan 15.5.2006 tarihine kadar tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım ... hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar.
Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir.
2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım ... sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir.
Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür.
Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek ...’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. ...’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan ... ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Öte yandan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Yasa'nın uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları,
bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nun 526.maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tesbiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir.
Yapılan incelemede davacının sattığı ürün bedelinden ilk prim kesintisinin 20.06.1994 tarihinde yapıldığı, ilk kesinti tarihinden sonra 1995, 1996, 1997,1998,1999,2000,2001,2002,2003 yıllarında prim kesintisinin yapıldığı, 2004,2005,2006 yıllarında Şerif Mehmet Yurtçuların sahip olduğu Zeytinyağı ve peynir imali fabrikasına teslim edilen ürün bedellerinden tevkifat kesintisinin yapıldığı ancak bu kesintilerin ...'a yada bir bankaya yatırıldığına dair dekontların bulunamadığının ilgili firma tarafından bildirildiği, herhangi bir makbuzda ibraz edilmediği, Tariş ve Tarım Kredi Kooperatifi'ne ortak olup olmadığının tapu Emlak kaydının araştırılmadığı, ziraat odasına kaydının bulunmadığı görülmektedir.
Mahkemece, tesis edilen sigortalılık başlangıcının 01.07.1994 olarak kabulü ile davacının 01.07.1994-31.12.2003 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa'ya tabi tarım ... sigortalısı olarak tespite karar verilmesi yerinde ise de 01.01.2004-15.05.2006 tarihleri arasında tarımsal faaliyette bulunduğu 2926 sayılı Yasa'nın 10 maddesinde yazılı kayıtlarla veya prim kesintisi ile ispat edilmeden kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş;banka dekontu bulunmasa dahi davacının tüccar kaydında sözü edilen teslim ettiği ürün bedellerinden kesinti yapıldığına veya davacının bu firmaya ürün sattığına ilişkin kayıtların ilgili firmadan (tüccardan) getirtmek, Tariş Tarım Kredi Kooperatif Kaydı varsa başlangıç ve bitiş tarihleriyle ilgili belgeleri getirtmek, Ziraat Bankası, Tarım Müdürlüğü gibi Tarımsal Kredi sağlayan kurumlardan zirai kredi alınıp alınmadığını araştırmak, sonucunda tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gitmek gerekir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/6104, K. 2009/9267, 22 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama