KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/5977 E., 2019/3492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin kat maliki olduğunu, taşınmazın 6306 Sayılı Yasa kapsamında bulunması nedeniyle riskli yapı kapsamında yıkılıp arsa vasfıyla tapuda kayıtlı olduğunu kat malikleri kurulunda alınan karar gereğince davalı ... İnşaat Ltd. Şti. ile sözleşme yapıldığını ancak söz konusu şirketin ön görüşmede yer alan ünvanının farklı olduğunu ve inşaatı tamamlayabilecek nitelikte yeterli güvence vermediğinden söz konusu sözleşmenin iptali, bu şirket ile inşaat yapılmasına dair alınan bina ortak karar protokolünün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, nihai anlaşma yapılan firma ile ünvanı yanlış belirtilen şirketin aynı şirket olduğunu kat maliklerinin muvafakati olduğunu, kat maliklerinin haklarını güvence altına alacak yeterli teminatların mevcut olduğunu, davacı tarafın alınan tüm kat malikleri toplantısına katıldığını bu bağlamda sözleşmenin iptalini gerektirecek herhangi bir haklı neden bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının da maliki olduğu taşınmazın 6306 Sayılı Yasa kapsamında bulunması nedeniyle üzerinde bulunan binanın yıkılmak suretiyle arsa vasfını kazandığı bu bağlamda kat mülkiyetinin kendiliğinden yasa gereğince sona erdiği, hissedarların almış olduğu karar gereğince davalı şirket ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları sözleşmede tarafların haklarının güvence altına alınması için yeterli teminatın mevcut olduğu davacı tarafın inşaatı üstlenen davalı şirketin üstlendiği işi yapması için yeterli olmadığı yönündeki iddialarının soyut iddia şeklinde olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/5977, K. 2019/3492, 10 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama