İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniİNCELENEN KARARIN

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/19864 K.2023/2007

Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde…

Esas2022/19864Karar2023/2007Tarih6 Nisan 2023Okuma10 dk · 1.997 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2022/19864 E., 2023/2007 K.

Karar tarihi
6 Nisan 2023
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti
Mahkemesi
Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Karar Detayı

1.997 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği,

298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Gaziantep

8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.01.2019 tarihli ve 2018/156 Esas, 2019/2 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63. maddesi uyarınca 6 Yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2019/640 Esas, 2020/663 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.03.2022 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, 3. Sanığın bizzat teslim olduğuna, yakalama işlemi yapılmadığına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. FETÖ silahlı terör örgütü ile bağlantılı olduğu iddia edilen şirkette hisse sahibi olunmasının suçun delili olarak nitelendirilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna,

6. Şirket ortakları ve imza yetkililerinin mahkemede dinlenmediğine, 7. Sanığın göstermelik olarak yer aldığı şirketten menfaat elde etmediğine, 8. Sanığın suç işleme kastının ve suç teşkil edecek eyleminin bulunmadığına, 9. Çocuğunu örgütle iltisaklı okullara göndermenin, örgütle iltisaklı dernek üyeliğinin ve vakfa bağış yapılmasının atılı suçun delili olarak kabul edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, 10. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

11. Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, başka bankalarda TL ve döviz hesaplarının mevcut olduğuna, 12. İddianamede asılsız ve çelişkili ifadelerin bulunduğuna, 13. Suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı hareket edildiğine, mahkemenin bir başka şahsa ait yargılaması devam eden dava dosyasını, aralarında akrabalık ilişkisi bulunduğundan bahisle ihsası reyde bulunarak, sanık hakkındaki hükme gerekçe yaptığına,

14. Adli kontrol tedbirlerinin değiştirilmesi talebine, 15. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Somut olay itibariyle, sanığın Lebriz Eğitim ve Organizasyon Hizmetleri Tic. A.Ş.'nin kurucu ortaklarından olduğu, daha sonra turizm şirketi olan Lebriz Özel Eğitim Organizasyon Danışmanlık Turizm Hizmetleri San. ve Tic.

A.Ş 'de yönetim kurulu başkanlığı yaptığı, MASAK raporuna göre şirketin FETÖ/PDY kapsamında KHK ile kapatılan FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen şirketlerle yoğun bir ticari ilişki içerisinde olduğu, Kimse Yok mu Derneği, Zirve Üniversitesi gibi örgütle irtibat ve iltisaklı kurumlara para gönderdiği, yine sanığın savunmalarında.

Lebriz Özel Eğitim Şirketinin yönetim kurulu üyesi olduğunu ve sonrasında başkanlığını yaptığını, şirketin FETÖ ile bağlantısını daha sonra öğrendiğini, bu şirketi kurma tavsiyesinde bulunan kişiye inandığını, bu sebeple ortaklık ve yöneticilikten çıkmak istediğini beyan ettiğinin anlaşıldığı, sanığın savunmalarından da anlaşılacağı üzere Lebriz Özel Eğitim Şirketinin örgütün şirketlerinden olduğu, sanığın bunu bilmesine rağmen ortaklık ve yöneticilikten çıkmadığı, son ana kadar şirketteki faaliyetlerini devam ettirdiği,

hatta bu şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin 17.08.2016 tarihinde şirketin ticaret ünvanı Alyans Organizasyon Turizm Danışmanlık A.Ş olarak değiştirilmesiyle sona erdiği ve bu sebeple sanığın örgüt üyesi olduğunun anlaşıldığı, yine sanığın GAPGİAD üyesi olduğu, bu üyeliğini 2016 yılına kadar devam ettirdiği, bu derneğin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı derneklerden olduğu tespiti yapılmıştır.

Savcılık aşamasında örgütün sohbetlerine katıldığını, örgütle irtibat ve iltisaklı kişilerle görüştüğünü bu kapsamda etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etse de, açıklananlar ışığında sanığın örgüt içindeki faaliyetlerini son ana kadar devam ettirmesine rağmen savunmalarının 17/25 Aralık öncesine dayandığı ve bu süreçten sonrasına ilişkin anlatacağı başka bir husus olmadığını beyan etmesi ve örgüt hakkında yeterli bir bilgi vermemiş olması karşısında yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 221 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamasına karar verilmiştir.

Tüm bu açıklamalar kapsamında dosya muhteviyatındaki tüm bilgi, belge ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın Bank Asyanın müşterisi olduğu, 2000 yılından beri faal olduğu, hesap hareketleri incelediğinde 17/25 Aralık'tan sonra da hesabını aktif şekilde kullandığı, örgütsel sohbet ve toplantılara katıldığı, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaklı olan İpek Kültür ve Eğitim Vakfına 2006 yılında bağışta bulunduğu, yine sanığın örgütün tepe üst yönetiminde bulunan C.

K. isimli örgüt yöneticisi ile temas halinde olduğu, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/16366 Soruşturma dosyasından mahkemesinin 2017/130 Esas sayılı dosyasında davası açılan sanık M. G.

H.'nin damadı olduğu, sanığın da kayınpederi ile birlikte örgüt içerisinde faaliyetlerde bulunduğu, tüm dosya kapsamı ve sanık hakkında açıklanan deliller birlikte değerlendirildiğinde suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunmalarına itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bağlı, örgütü benimseyerek, örgütün amacı doğrultusunda hareket ederek, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısına dahil olmak sureti ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunmak suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit olduğu kanaatine varılmış ve hüküm kurulmuştur. B.

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere.

Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır.

Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır.

Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.

Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir.

Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S.383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir.

Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s.280).

Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir.

“Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.

Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.

Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir.

Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından.

Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün profesyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinir hale geldiği süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir.

BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ...

Katılım Bankası A.Ş'.de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, somut olay değerlendirildiğinde. Herhangi bir örgütsel kod adı kullanmayan ve örgütsel iletişim ağına dahil olmayan sanığın, sohbet toplantılarına katıldığına dair ikrarı, bilirkişi ve analiz raporları, yazı cevapları, Bank ... nezdindeki hesap hareketleri ve buna dair alınan MASAK raporu incelendiğinde;

örgüte müzahir şirketin kurucu ortaklık ve yönetim kurulu başkanlığı görevlerini üstlenmek, örgütle iltisaklı Bank Asyaya para yatırmak, örgütle iltisaklı derneğe üye olmak, örgütle iltisaklı vakfa bağışta bulunmak ve kurban parası vermek şeklinde belirtilen faaliyetlerinin,

örgütün operasyonel eylemlerinden önceki döneme ilişkin olması ve sanığın örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonraki aşamada ise örgütle iltisaklı Bankasya'da talimat döneminde yatırım hesabı açması ve daha önce kurucu ortağı olduğu örgütle iltisaklı şirkette bulunan %18 lik hissesini %50 ye arttırarak çıkartmasından ibaret eylemlerinin örgütün hiyerarşik yapısına girerek örgüte üyelik suçunu oluşturacak çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilikte bulunmaması nedeniyle örgüte üyelik suçunun oluşmayacağı ancak örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım suçunu oluşturacağı gözetilerek sanığın yakalanmadan,

kendiliğinden müdafii eşliğinde Cumhuriyet savcılığına başvurarak etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunması ve yargılama aşamasında da savcılık aşamasındaki beyanlarını tekrar etmesi karşısında bilerek ve isteyerek yardım etme suçu nedeniyle TCK'nın 221/4-1 inci cümle uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuka aykırılık saptanmıştır. Kabul ve uygulamaya göre ise.

Çocuğunu KHK ile kapatılan örgüte müzahir okullara göndermenin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık saptanmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2019/640 Esas, 2020/663 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep

SONUÇ / HÜKÜM

8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/19864
Karar No
2023/2007
Tarih
6 Nisan 2023
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti

İlgili Rehberler

  • Forex Dolandırıcılığı Mağduru Ne Yapmalı?
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri

İlgili Kararlar

  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/19767 K.2024/9738
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/19766 K.2025/11338
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/19764 K.2024/9836
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/19763 K.2024/9742
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/19760 K.2024/9737
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/19757 K.2024/9739

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.