İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/166 K.2025/15852

Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2020 tarihli ve 2019/205934 soruşturma, 2020/183 sayılı…

Esas2025/166Karar2025/15852Tarih27 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.124 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2025/166 E., 2025/15852 K.

Karar tarihi
27 Mayıs 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Sulh Ceza Hakimliği
Sayısı
2024/2071 Değişik İş
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma İNCELEME KONUSU
Karar
Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNABAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Karar Detayı

2.124 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2020 tarihli ve 2019/205934 soruşturma, 2020/183 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK/KYO) karar verildiği, aynı Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.02.2024 tarihli başvuru ile şüpheli hakkında yeni deliller elde edildiği belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasının talep edildiği, Ankara

7. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.02.2024 tarihli, 2024/1771 değişik iş sayılı kararı ile vaki talebin reddedildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca 23.02.2024 tarihli ve 2019/205934 Soruşturma sayılı yazı ile talebin reddine dair kararın kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesinin talep edildiği, Ankara

7. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.02.2024 tarihli, 2024/2233 değişik iş sayılı kararıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere itiraz merci olan Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğine gönderildiği, merci Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.02.2024 tarihli ve 2024/2071 değişik iş sayılı kararıyla, Ankara

7. Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirmesi ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin "kesin" olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Soruşturma savcısının talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 28.12.2024 tarihli ve 94660652-105-06-10454-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2025 tarihli ve 2025/533 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin.

"Silâhlı terör örgütüne üye olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, şüpheli hakkında aynı suçtan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26/08/2019 tarihli ve 2018/187747 soruşturtma, 2019/76858 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve hakkında yeniden soruşturma açılmasını gerektirir yeterli bir delilin bulunmadığından bahisle anılan Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2020 tarihli ve 2019/205934 soruşturma, 2020/183 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı takiben,

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni delil ortaya çıktığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına yönelik talebinin reddine dair Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 19.02.2024 tarihli ve 2024/1771 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 27/02/2024 tarihli ve 2024/2071 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23/06/2015 tarihli ve 2013/7-700 esas, 2015/241 karar sayılı ilamında, "... CMK'nIn 172/2. maddesinde yer alan "yeni delil" kavramından ne anlaşılması gerektiğine gelince; kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delil, yeni delildir.

Yeni bir soruşturmanın başlatılabilmesi için, delilin yeni olmasının yanında, tek başına veya diğer delillerle birlikte bir suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücüne sahip olması gerekir. Dava açmaya yetecek kadar güçlü elverişlilikte veya kovuşturmama kararının nedenini ortadan kaldırıcı ve ayrıca davanın da açılmasını sağlayacak kuvvette, suç şüphesini kuvvetlendirici nitelikte bulunması gerekir.

Bu nitelikte yeni bir delil ortaya çıktığında, Cumhuriyet savcısı işe tekrar el atarak, iddianame düzenleyebilecek, kabulü halinde kamu davası açılmış olacaktır." şeklinde belirtildiği üzere, Dosya kapsamına göre, Ankara

7. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 19.02.2024 tarihli ve 2024/1771 değişik iş sayılı kararı ile şüpheli hakkında soruşturma konusu suça ilişkin, tanıklar ..., ... ve ...'ya ait beyanların, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/187747 soruşturma sayılı dosyasında mevcut olduğu, yürütülen soruşturma sonucunda kamu davasının açılmasına yer olmadığına karar verildiği,

şüpheli hakkında yeni bir delilin ortaya çıkmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş ise de, Şüpheli hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2019 tarihli ve 2018/187747 soruşturma, 2019/76858 sayılı kararı ile yine anılan Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2020 tarihli ve 2019/205934 soruşturma, 2020/183 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarında, ..., ... ve ... isimli şahısların şüpheli hakkında vermiş olduğu ifadelere ilişkin havuz araştırması yapılarak ifadelerinin dosyaya alındığı,

şüpheli hakkında evvelce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarda tanık beyanlarına ilişkin Cumhuriyet savcısınca herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi dosyaya sonradan gelen 13.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda şüphelinin Bankasya hesap hareketlerinin incelenmesinden banka çalışmasını rutin bankacılık şeklinde işletmediği ve bankanın likiditesine katkı taşıdığının belirtildiği anlaşılmakla,

Cumhuriyet savcısı tarafından dosyada bulunan ancak daha önce değerlendirilmeyen tanık beyanları ve dosyaya sonradan gelen 13.12.2023 tarihli bilirkişi raporunun yeni delil niteliğinde olduğu kabul edilerek itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Hukuki Süreç

1. Şüpheli ...'in 04.09.1970 Ankara doğumlu olup aslen Reşadiye nüfusuna kayıtlı olduğu, lise mezunu olduğu, örgütle iltisaklı şirketlerde çalışma kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. 2. Şüpheli hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2019 tarihli ve 2018/187747 soruşturma, 2019/76858 sayılı kararıyla; ...

Derneğine üyelik, örgütle iltisaklı şirketlerde çalışma kaydı ve Bankasya hesabında para hareketlerinin bulunduğunun tespiti üzerine şüpheli hakkında soruşturmanın başlatıldığı, yürütülen soruşturma neticesinde, şüphelinin ByLock programını kullanmadığı, ...

Termal Otel'de konaklama kaydının bulunmadığı, Bankasya hesap hareketlerinde şüpheli bir durum olmadığının tespit edildiği, dernek üyeliği, iltisaklı şirketlerde çalışma kaydının bulunması ve örgütün tepe yöneticilerinden ...

Demirel ile iki kez görüşmesinin bulunmasının ise kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle KYOK verildiği; uyuşmazlığa konu işbu dosyada da şüpheli hakkında aynı suçtan yürütülen soruşturmada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda belirtilen 26.08.2019 tarihli ve 2018/187747 soruşturma, 2019/76858 Karar sayılı KYOK verildiği ve şüpheli hakkında yeniden soruşturma açılmasını gerektirir bir delil bulunmadığı gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2020 tarihli ve 2019/205934 soruşturma, 2020/183 sayılı kararı ile yeni bir KYOK verildiği anlaşılmıştır.

3. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2024 tarihli yazısıyla; şüpheli hakkında, Bankasya bilirkişi raporu aldırıldığı ve örgütsel talimatla hesap arttırımında bulunduğu, ...

Derneği denetim kurulu yedek üyesi olarak görev aldığı, 2008-2016 yılları arasında örgüte müzahir şirketlerde çalışma kaydının bulunduğu, ..., ... ve ... isimli şahısların şüpheli hakkında örgütsel isnatlarda bulundukları, bu şekilde şüpheli hakkında yeni deliller ortaya çıkması nedeniyle daha önce verilen 02.01.2020 tarihli KYOK'un kaldırılmasına karar verilmesi için Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine talepte bulunulmuştur. 4. Ankara

7. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.02.2024 tarihli, 2024/1771 değişik iş sayılı kararı ile şüpheli hakkında yeni delil olarak belirtilen hususların KYOK'tan önce dosya arasında bulunduğu, bu delillere ilişkin değerlendirmenin daha önceki KYOK'ta ve buna ilişkin itiraz süreçlerinde değerlendirildiği gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının KYOK'un kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

5. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.204 tarihli ve 2019/205934 Soruşturma sayılı yazısı ile şüpheli hakkında havuz araştırması, ...'ın beyanları ve bilirkişi raporu alınmamış Bankasya hesap hareketlerine dayanılarak KYOK verildiği, KYOK kararından sonra Bankasya bilirkişi raporu ile ... ve ...'ın beyanlarının dosyaya eklendiği, bu nedenle KYOK'un kaldırılması talebinin reddine dair kararın kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesi talep edilmiş, Ankara

7. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.02.2024 tarihli, 2024/2233 değişik iş sayılı kararıyla itiraz yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere itiraz merci olan Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmiştir. 6. Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.02.2024 tarihli ve 2024/2071 değişik iş sayılı kararı ile, Ankara

7. Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararın gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2024 tarihli ve 2019/205934 Soruşturma sayılı itirazının "kesin" olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 7. Soruşturma savcısının talebi üzerine Adalet Bakanlığının,28.12.2024 tarihli ve 94660652-105-06-10454-2024-Kyb sayılı yazısı ile Ankara

8. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.02.2024 tarih 2024/2071 Değişik İş sayılı kararının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C. İlgili Hukuk Konu ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 172 inci maddesinin birinci fıkrasında kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının verilmesi, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise yeni delil tespit edildiğinde kamu davası açılabilmesinin koşulları düzenlenmiştir. D.

Değerlendirme ve Gerekçe Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar (5271 sayılı Kanun 160/1 m.). Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla her türlü araştırmayı yapabilir (5271 sayılı Kanun 161/1 m.).

Soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmemesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde Kovuşturmaya Yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı süresi ve mercii gösterilir (5271 sayılı Kanun 172/1 m.).

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. (5271 sayılı Kanun 172/2 m.).

Şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, yeni delil elde edildiğinden bahisle kaldırılmasına yönelik Cumhuriyet savcısınca yapılan istemin reddine dair verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 172/2 'nci maddesi kapsamında "talep üzerine tesis edilmiş bir hakimlik kararı" olması nedeniyle, anılan Yasa'nın 267 nci maddesindeki.

"Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." açık hüküm nedeniyle itiraz kanun yoluna tabi olduğu, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz yoluna başvurulması üzerine itiraz merciince itirazın reddine kesin olmak üzere karar verildiği, merci tarafında verilen ve kesin nitelikteki bu karara karşı 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma kanun yoluna başvurulabileceği belirlenmiştir.

Doktrinde bu husus tartışılarak yeni delil kavramının nasıl anlaşılması gerektiği üzerine değerlendirmeler yapılmış, kovuşturmaya yer olmadığı kararından önce mevcut olup da ele geçirilememiş olan delilin de yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği, bir delilin yeni olup olmadığının Cumhuriyet savcısı tarafından takdir edilmesi gerektiği yönünden görüş belirtilmiştir. (Centel/..., Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta Yayınları, Kasım 2020,

19. Bası, s. 609-2010) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.06.2015 tarihli ve 2013/7-700 Esas - 2015/241 Karar sayılı kararında; kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delilin, yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde.

Şüpheli hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda belirtilen 26.08.2019 tarihli ve 2018/187747 soruşturma, 2019/76858 sayılı kararıyla; şüphelinin ByLock programını kullanmadığı, ... Termal Otel'de konaklama kaydının bulunmadığı, Bankasya hesap hareketlerinde şüpheli bir durum olmadığı, dernek üyeliği ve iltisaklı şirketlerde çalışma kaydının bulunması ile örgütün tepe yöneticilerinden ...

Demirel isimli kişiyle iki kez görüşmesinin bulunmasının ise kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil niteliğinde bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği; bu KYOK'tan sonra Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve yetkisizlik kararı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen soruşturma dosyasında ... isimli kişinin şüpheli hakkında anlatımlarda bulunduğunun tespit edildiği,

ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/54551 soruşturma sayılı dosyasında ... ve ... isimli kişilerin şüpheli hakkında beyanlarda bulundukları ve aldırılan bilirkişi raporunda şüphelinin Bankasya hesabında mutad olmayan bankacılık faaliyetlerinin yer aldığının tespit edildiği gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2019 tarihli ve 2018/187747 soruşturma, 2019/76858 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasının talep edildiği ancak ilgili sulh ceza hakimlikleri tarafından talebin reddine karar verilerek itiraz süreci içerisinde KYOK'un kesinleştiği,

uyuşmazlığa konu işbu dosyada da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2020 tarihli ve 2019/205934 soruşturma, 2020/183 sayılı kararıyla şüpheli hakkında aynı suçtan yürütülen soruşturmada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yukarıda belirtilen 26.08.2019 tarihli ve 2018/187747 soruşturma, 2019/76858 sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olması ve şüpheli hakkında yeniden soruşturma açılmasını gerektirir bir delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talep edilmiş ise de.

Bilirkişi raporu incelendiğinde söz konusu hesabın şüpheli tarafından maaş hesabı olarak kullanıldığı, 1999 yılında açıldığı ve o tarihten itibaren rutin hesap hareketlerinin mevcut olduğu, örgüt liderinin talimat verdiği tarihlerde herhangi bir hesap açma işlemi bulunmadığı gibi talimat dönemine denk gelecek şekilde para yatırma işleminin de bulunmadığı, raporda belirtilen görüşün aksine şüphelinin parasal hareketlerinin rutin işlemler şeklinde olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle söz konusu bilirkişi raporunun kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilikte şüphe oluşturacak yeni delil niteliğinde bulunmadığı;

yine Cumhuriyet başsavcılığının KYOK kaldırılması talepli yazısında şüphelinin örgütle iltisaklı şirket ortağı olduğu belirtilmiş ise de, 28.06.2019 tarihli kolluk araştırma tutanağında şüphelinin ortağı olduğu şirketin, yemek temizlik ve taşımacılık alanında çalışan bir şirket olduğunun görüldüğü, örgütle iltisaklı şirket olduğuna dair bir tespitin yapılmadığı, sadece söz konusu şirketin Bankasya'da hesap hareketinin bulunduğunun belirtildiği, şüphelinin söz konusu şirket ortaklığının 22.01.2010 ile 18.11.2013 tarihleri arasında olduğu,

bahsi geçen şirketin örgüt liderinin talimatı ile Bankasya'da hesap arttırımında bulunduğu ileri sürülecek olsa bile şüphelinin şirket ortaklığından ayrıldığı tarihin örgüt liderinin talimatından önceki tarih olması nedeniyle şüphelinin bu işlemlerden sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağı, bu nedenle bu hususun da kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilikte şüphe oluşturacak yeni delil niteliğinde bulunmadığı; şüpheli aleyhine verilen ifadeler incelendiğinde ... isimli kişinin, şüphelinin örgütle iltisaklı şirkette çalıştığına ilişkin anlatımda bulunduğu,

ifadesi daha önce dosya içerisinde bulunan ... ile ifadesi yetkisizlik kararı ile sonradan dosyaya gönderilen ... isimli kişilerin ise, firari durumda olduğunu iddia ettikleri Yavuz Çelik isimli kişi ile şüphelinin irtibatının bulunduğuna dair soyut, tahmine dayalı ve kendi yorum ve düşüncelerini içerir anlatımlarda bulundukları, şüphelinin örgüt üyesi olduğunu gösterir somut bir bilgi vermedikleri, bu nedenle söz konusu beyanların da kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilikte şüphe oluşturacak yeni delil niteliğinde bulunmadığı, sair hususların ise daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında değerlendirildiği anlaşıldığından,

kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddi ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair merci kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

II. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, itiraz hususunda gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının mahalline sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Karar
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/166
Karar No
2025/15852
Tarih
27 Mayıs 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/165 K.2025/9701
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/164 K.2025/27572
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/162 K.2025/7618
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/160 K.2025/13034
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/159 K.2025/7781
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/158 K.2025/3809

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.