Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/5013 E. , 2026/9101 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli, 2018/476 esas, 2020/17 sayılı kararı TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 12.10.2020 tarihli, 2020/205 esas, 2020/763 sayılı kararı TAL
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/5013 E. , 2026/9101 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli, 2018/476 esas, 2020/17 sayılı kararı TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 12.10.2020 tarihli, 2020/205 esas, 2020/763 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.03.2025 tarih, 2022/15902 esas, 2025/8966 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2025 tarihli ve 3 - 2020/101584 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: I- İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.07.2025 tarihli ve 3 - 2020/101584 sayılı yazısında: "Dosya kapsamına göre; Sanığın MEB bünyesinde öğretmen olarak görev yaparken görevinden ihraç edildiği, Tanık ...'ın; "Hakkımda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinde açılmış davam bulunmaktadır, davam halen devam etmektedir, ... isimli kişiyi ...'da 2014-2015 yılları arasında aynı evde kalmış olmamız sebebiyle tanırım, bu ev ...'daki cemaat evlerinden birisiydi, ben öğretmen olarak görev yapmaktayım, ... da öğretmendir, evimizde zaman zaman sohbet toplantıları gerçekleştirilirdi, sohbet etmek için farklı hocalar geldiği için isimlerini şuan hatırlayamıyorum, ben ... ilçesinde öğretmenlik yapıyor ancak ... merkezde cemaate ait evde kalıyordum. 2015 yılında sanık da benimle birlikte aynı evde kaldı. Kaldığı evin cemaat evi olduğunu biliyorduk. Kendisi ile birlikte bazen kaldığımız evde yapılan sohbetlere katılıyor bazen de dışarıda örgüte ait evlerde yapılan sohbetlere gidiyorduk. Bu sohbetlerde Kuranı Kerim ve Risalei Nur okunur, namaz kılınır, ... kitapları okunur, videoları izlenirdi. Sanık eve sonradan geldiğinden dolayı öncesinde kendi arkadaş grubu da vardı. Arkadaşlarıyla birlikte de sohbete gittiği oluyordu. 2015 yılı Şubat ya da Mart ayında ... benim telefonuma ... isimli mesajlaşma programı indirdi, İfadem de bahsetmiş olduğum 2015 yılında benim telefonuma kakao talk isimli programı yükleyen bu şahıstır, kesin ve net olarak teşhis ettim " Bu tanığın dijital verisinde Kakao Talk isimli programın tespit olunduğu da dikkate alındığında, tanığın aşamalarda değişmeyen ve birbirini teyit eden ifadesi maddi delil ile somutlaşmış, sanık ile husumeti bulunmayan tanık ... beyanlarına itibar edilmesi gerekmektedir. MEB'e bağlı öğretmen olarak görev yaptığı halde 2015 yılı ortalarına kadar örgüte ait evlerde kalıp, cep telefonlarının sokulmadığı, araçların uzak noktalarda bırakılarak gelindiği gibi mahiyeti itibariyle dışa kapalı hiyerarşik örgütsel toplantılara katılan, başkalarının telefonlarına örgüt iletişimine dahil olmalarını sağlayan, örgüte müzahir ... Eğitim Derneği üyeliğini 2016 yılına kadar devam ettiren sanığın, örgüt liderinin talimat dönemlerine denk gelecek şekilde Eylül 2014, Şubat 2015 tarihlerinde ... hesabına para yatıran ve bankanın TMSF'ye devrine kadar hesapta tuttuğuna ilişkin "kamuoyunda bilinen örgütün çağrısı doğrultusunda hesap açılış ve hareketliliğin olup olmadığı konusunda, risk durumu yüksek bankaya yatırım amacıyla katılım hesabı açılmış olması olduğu değerlendirilmiştir" yönündeki bilirkişi raporu da dikkate alındığında, Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan deliller itibarıyla, özellikle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai amacını ortaya koymaya ve operasyonel faaliyetlerini yürütmeye başladığı dönemden sonraki süreç de dahil olacak şekilde 2015 yılı ortalarına kadar öğretmenler grubunun örgütsel sohbetlerine katılmaya devam eden, kaldığı ev de örgüt mahrem ünitesi ile dışa kapalı koordinasyon içerisinde faaliyet yürüten, örgüte müzahir ... Sendikasına üye olan, örgütün talimatı ile ...'ya para yatıran sanığın, bu itibarla örgüt hiyerarşisine dahil olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemleri itibarıyla örgüt üyesi olduğu kanıtlanmış bulunmaktadır. Buna rağmen sanığın, katıldığı toplantıların içeriğinin örgütsel olduğunun kanıtlanamadığına ilişkin kabulün, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısı, işleyişi, hiyerarşisi ile ilgili bugüne kadar istikrarlı şekilde uygulanan Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı içtihatlarına aykırı olduğu, Ayrıca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bizzat öğretmen olan sanık ile ilgili olarak; 21.11.2023 tarihli ve 2022/19645 esas, 2023/9077 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere "Öğretmen olarak görev yapan sanığın tanık beyanlarına göre örgüte müzahir evlerde kaldığı, ev abiliği yaptığı ve örgütsel sohbetler verdiğinin anlaşılması karşısında sanığın örgüt hiyerarşisine girmek suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturan eylem ve faaliyetlerinin bulunduğunun anlaşılması karşısında mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur." yönündeki içtihadına aykırı olduğu anlaşılmıştır. Sanığın savunmalarına itibar edilmeyerek açıklanan şekilde gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen bu eylemlerinin, sanığın örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.03.2025 tarihli ve 2022/15902 esas, 2025/8966 sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASI, 3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi. 9. Ceza Dairesinin 12.10.2020 tarihli ve 2020/2 05... /763 sayılı ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik verdiği istinaf isteminin reddine dair kararın ONANMASI, 4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur." denilmek suretiyle Daire kararının kaldırılması ile hükmün onanmasına ilişkindir. II- GEREKÇE: 1. Dosya kapsamına göre kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından, belirleyici delillerden olan tanık ...'ın beyanlarının doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden talimat yolu ile alınan beyanı ile yetinilmesi, 2. Sanığın kullandığını bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının ve ByLock kullanıcısı olup olmadığının tespiti açısından çeşitli kurum ve kuruluşlara (hesabının bulunduğu bankalar, internet, elektrik, su, doğalgaz abonelikleri bulunan kurum ve kuruluşlara, ... vb) bildirdiği telefon hatlarının tespit edilmesi ve gerekli araştırmaların yapılması, ayrıca UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. III- KARAR: 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ değişik gerekçe ile oy birliğiyle KABULÜNE, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.03.2025 tarih, 2022/15902 esas, 2025/8966 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.