İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/419 K.2024/3990

Taraflar arasında karşılıklı olarak görülen alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, bozmaya uyan Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/419Karar2024/3990Tarih2 Aralık 2024Okuma7 dk · 1.465 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2024/419 E., 2024/3990 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Aralık 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/400 E., 2022/177 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.465 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında karşılıklı olarak görülen alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, bozmaya uyan Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili; müvekkilinin Bursa İli İznik İlçesi ... Mah. 3369 sayılı parselde bulunan taşınmazı davalı ...'dan 30.01.2002 tarihinde satın aldığını, yaklaşık 220 adet küçük altını bozdurup taşınmazın bedelini ödediğini, davalı ...'un İznik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/57 E., 2014294 K. sayılı dosyası ile vesayet altına alındığını, ardından açılan İznik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/48 E., 2014/294 K. sayılı karar ile tapu iptal davası sonucu söz konusu satış akdinin iptal edildiğini, davalının satış bedeli olan parayı iade etmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 9.000,00 TL olan taşınmazın satış bedelinin alım tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili; davanın reddini istemiş, karşı davasında ise davalı ...'un dava konusu zeytinliği 30.01.2002 tarihinde davacıya sattığını, ...'un taşınmazın satıldığı tarihte ve öncesinde hukuki ehliyete sahip olmaması, temyiz kudretine sahip olmayan kimsenin yaptığı işlemlerin geçersiz olması nedeniyle yapılan bu satışın iptali için tapu iptal ve tescil davası açıldığını, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ve Adli Tıp Raporu doğrultusunda İznik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/48 E., 2014/294 K. sayılı 06.11.2014 tarihli kararı ile davacı adına olan tapunun iptaline, önceki malik ... adına tapuya tesciline karar verildiğini,

verilen kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.03.2015 tarihli ve 2015/3207 E., 2015/3689 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiğini, davacının 2002 yılından bugüne kadar hiçbir hukuki gerekçeye dayanmayan kanuna aykırı tescil sayesinde zeytinlikten faydalandığını ve müvekkilinin aleyhine haksız yere zenginleştiğini, zeytinliğin satış bedeli olan 500,00 TL'nin 4 mislini bir yıllık mahsülden kazandığını ve zeytinlikten haksız gelir elde etmeye de devam ettiğini, tapu iptal ve tescil davalarına rağmen taşınmazdaki haksız işgalini de sona erdirmediğini,

ehliyetsiz ...'un aciz halinden istifade eden davacının yok fiyatına zeytinliği satın aldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı; taraflar arasındaki satış akdi tarihinin 30.01.2002 olduğunu, akitten kaynaklanan iade talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının davalı ...'un ehliyetsiz olduğunu bilerek kötü niyetli hareket ettiğini ve satış bedelinin iadesini isteme hakkının bulunmadığını, davacının resmi senette gösterilen satış bedeli ile bağlı olduğunu, davanın bedel iadesi istemine ilişkin olması nedeniyle fazlaya dair haklar saklı tutularak açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2. Karşı davalı; karşı davanın dava dilekçesinin tebliğinden itibaren karşı davanın 10 gün içerisinde açılmasının gerektiğini, söz konusu cevap ve karşı dava dilekçesinin 25.03.2016 tarihinde taraflarına tebliğ olduğunu, itirazlarını süresinde yaptıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 28.06.2016 tarihli ve 2016/18 E., 2016/233 K. sayılı kararıyla; davacı tarafından davalıya karşı alacak davası açıldığı, davalının cevap dilekçesinde alacak davasının davalının bulunduğu yerleşim yeri Mahkemesinde açılacağını, yetkili Mahkemenin yerleşim yeri Mahkemesi olduğunu savunarak yetki itirazında bulunduğu, davalının ikametgah adresinin Sakarya Mahallesi 21. Yıldız Sokak No:43 iç kapı:3 Bursa olduğu gerekçesiyle, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davacı-karşı davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 18.10.2018 tarihli ve 2018/3764 E., 2018/9674 K. sayılı ilamıyla. "Asıl dava, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı ödenen bedelin iadesine ilişkindir. HMK.nın 6 ncı maddesi gereğince bir davada genel yetkili Mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer Mahkemesidir.

Aynı Kanun'un 10 uncu maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer Mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89 uncu (eski BK.73) maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili Mahkemede açılabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 13 üncü maddesi uyarınca da, kesin yetkinin söz konusu olmadığı hâllerde, asıl davaya bakan Mahkeme, karşı davaya bakmaya da yetkilidir. Karşı davada para alacağına ilişkin olduğundan kesin yetki söz konusu değildir. Buna göre eldeki asıl davada, davacı-karşı davalının ikametgahı mahkemesi olan İznik Mahkemeleri de yetkilidir.

Bilahare, davalı-karşı davacı vekili, Mahkemece verilen yetkisizlik kararından sonra verdiği 09.05.2018 tarihli dilekçe ile yetki itirazından vazgeçtiğini beyan etmiştir. Bu durumda Mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı-karşı davacı vekilinin 22.03.2016 tarihinde cevap dilekçesi verme süresinin uzatılmasını talep ettiği, Mahkemenin 23.03.2016 tarihli ara kararı ile davalı-karşı davacı vekiline cevap dilekçesi sunması için iki haftalık ek süre verildiği, davalı-karşı davacının karşı davasını 23.03.2016 tarihinde süresinde açtığı, İznik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/48 E., 2014/294 K. sayılı dosyasında;

davacı-karşı davalı ... vasisinin, davalı-karşı davacı ...'e tapu iptali ve tescil davası açtığı, dava neticesinde dava konusu 3369 parsel nolu taşınmazın davalı-karşı davacı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı-karşı davalı ... adına kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın 25.05.2015 tarihinde kesinleştiği, 3369 parsel nolu taşınmazın davalı-karşı davacı ... tarafından davacı-karşı davalı ...'e satışına ilişkin satış senedine göre;

taşınmazın 30.01.2002 tarihinde resmi senetle devir işleminin gerçekleştiği, dava devam ederken davalı-karşı davacı ...'un 14.02.2020 tarihinde vefat ettiği, ...'un mirasçılarının asıl davada davalı olarak davaya dahil edildiği, karşı dava yönünden de açılan davaya muvafakatlarının olduğu, davacı vekili her ne kadar 3369 parsel nolu taşınmazın satış bedeli olarak davalı ...'a yaklaşık 200-220 civarında küçük altın verdiğini belirterek taşınmaz satış bedelinin tarafına verilmesini talep etmiş ise de; taşınmazın satış bedelinin davalıya verildiğinin davacı tarafından ispatlanamaması nedeniyle davacının bu talebinin reddedildiği,

ancak davaya konu taşınmazın davalı ...'dan eski Türk Lirası ile 500 milyon Türk Lirası karşılığında satın aldığı, taşınmazın tapusunun iptal edilmesi neticesinde davacı-karşı davalıya karşı resmi senette belirtilen satış bedelini talep edebilmesinin mümkün olduğu, davacı-karşı davalının talep edebileceği bedelin yalnızca resmi senette belirtilen taşınmaz satış bedeli olduğu, alınan bilirkişi raporunda 3369 parsel nolu taşınmazın resmi senette belirtilen bedelinin dava tarihi olan 18.01.2016 tarihine uyarlanması neticesinde 1.762,57 TL olduğunun tespit edildiği,

davacı-karşı davalının davalı-karşı davacıdan yalnızca bu bedeli talep edebileceği, karşı davalı ...'in karşı davacı kısıtlı ...'a ait 3369 parsel nolu taşınmazı satın alırken kötü niyetli davrandığı, taşınmazı kötü niyetli olarak devralan kişinin taşınmazı kullanmasının da haksız olacağı ve kullandığı dönemler boyunca taşınmazı satın aldığı kişiye ecrimisil tazminatı ödemesi gerekeceği, karşı davacının ecrimisil alacağına yönelik talebinin hukuka uygun olduğu, 14.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedelinin 5.923,29 TL olarak hesaplandığı,

bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile 1.762,57 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karşı davanın kabulü ile 5.923,29 TL ecrimisil alacağının 5.000,00 TL'sinin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı-karşı davalı vekili; davaya konu taşınmazı müvekkiline satan ...'un tasarruf ehliyetinin olmadığına dair varsayım sonucu dosyadaki bilgi ve belgelere itibar edilmediğini, yöreyi iyi bilmeyen bilirkişilerce tespit edilen miktarın gerçeği yansıtmadığını, davaya dahil edilen mirasçılardan Ali, Gülsüm ve Ünal'ın davayı takip etmemelerine rağmen etmişler gibi hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl davada taşınmaz satım sözleşmesinin iptali nedeniyle alacak, karşı davada aynı taşınmaza ilişkin ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 E., 1940/77 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı.

3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye göre, davacı-karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Karşı davalı ile karşı davacıların murisi arasında yapılan taşınmaz satışına dair resmi sözleşme, sonradan açılan tapu iptali ve tescil davası ile murisin ehliyetsiz olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Geçersiz olduğu Mahkemece belirlenen bu sözleşmeye göre ödenen satış bedeli asıl dava ile talep edilmiştir. Bu nedenle Mahkemece yukarıda yer verilen İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca, karşı davalının hükmedilen satış bedeli ödeninceye kadar taşınmazı kullanması nedeniyle yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü olmadığı gözetilerek karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1. Davacı- karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davacı-karşı davalı vekilince temyiz olunan karşı davaya ilişkin Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/419, K. 2024/3990, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/419
Karar No
2024/3990
Tarih
2 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/422 K.2024/8204
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/426 K.2024/8776
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/429 K.2024/5358
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/432 K.2024/3952
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/433 K.2024/25009
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/436 K.2024/3992

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.