KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2020/29734 E., 2023/55 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Sanık hakkında tehdit suçundan neticeten hükmolunan 360,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci İkinci fıkrası uyarınca neticeten 360,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, B. Yerel Mahkemece sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin uygulanmaması gerektiğine vesaire ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu dolaylı olarak kabul ettiğine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunduğuna ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Tehdit Suçu Yönünden
Sanığın, katılana hitaben "Pasaportumu bulamazsan, seni gittiğin yerden aldıracağım, seni işyerine rezil edeceğim." diyerek sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit ettiği, sanığın savunması, katılanın beyanı, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamından sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Yönünden
Katılanın, sanık hakkında uzaklaştırma kararı aldırmasına rağmen sanığın 06.06.2015 günü katılanın evine gelerek dış kapıyı açmaya çalışması ve bir gün sonra da katılanın eşyalarını bulunduğu yerden alıp başka bir odaya gelişi güzel şekilde atması şeklindeki eylemlerle katılana yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği iddia edilmiş ve katılanın soyut iddiasından başka sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Tehdit Suçuna Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Vekilinin Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçuna Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanık ...'nin görgüye dayalı bilgisinin bulunmaması ve başkaca mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/29734, K. 2023/55, 9 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama