Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2023/16146 E. , 2023/26239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/190 E., 2014/715 K SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek Onama Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2017/19242 Esas, 2020/17333 Ka
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2023/16146 E. , 2023/26239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/190 E., 2014/715 K SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek Onama Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2017/19242 Esas, 2020/17333 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı nın, 20.11.2023 tarihli ve KD-2023/117848 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 tarih 2014/190 Esas, 2014/715 Karar sayılı kararında sanık ...'in tehdit suçuna ilişkin kurulan hükümde yapılan hesap hatası sonucunda sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması nedeniyle hukuka aykırılık içeren bu hüküm yönünden Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2017/19242 Esas, 2020/17333 Karar sayılı ilamındaki düzeltilerek onama kararının kaldırılarak, sanık ... hakkında verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca sonuç cezanın 2 yıl 15 gün hapis cezası olarak düzeltilmesi suretiyle onanması talep edilmiştir. II.GEREKÇE Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 tarih 2014/190 Esas, 2014/715 Karar sayılı kararında sanık ...'in tehdit suçuna ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezasına hükmolunduktan sonra aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak sonuç cezanın "2 yıl 15 gün" yerine "2 yıl 4 ay 3 gün" hapis cezasına hükmolunması sonucunda sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle; 6352 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesiyle eklenen 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin 19.11.2020 tarihli ve 2017/19242 Esas, 2020/17333 Karar sayılı düzelterek onama kararının silahla tehdit suçuna ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, 3. Sanık ... hakkında tehdit suçundan Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 tarih 2014/190 Esas, 2014/715 Karar sayılı kararının yeniden incelenmesi sonucu; Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanık ... hakkında silahlı tehdit suçundan kurulan hükümde Kanun maddesinin TCK’nın 106/2-a maddesi yerine 125/1 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım oranının alt sınırının 1/4 olarak belirlenmesine karşın, kanuna uygun olmayacak şekilde arttırım oranı 1/6 olarak belirlenmiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak; 1- Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezasına hükmolunduktan sonra aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak sonuç cezanın "2 yıl 15 gün" yerine "2 yıl 4 ay 3 gün" hapis cezasına hükmolunması sonucunda sanık hakkında fazla ceza tayini, 2- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması, Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, Tebliğname'ye aykırı olarak, karardan "TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılmak" ve sonuç cezanın "2 yıl 15 gün hapis cezası" olarak belirlenmesi suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle 25.12.2023 tarihinde karar verildi.