KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/11863 E., 2011/13966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... ve diğerleri aleyhine 28/11/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, istinat duvarının çökmesi nedeniyle meydana gelen araç hasarı ile mahrum kalınan kar nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminatın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili; müvekkilinin sahibi olduğu kamyonu konutunun arka tarafındaki açık oto parkına bıraktığını ve park halindeyken aracın üzerine bir süre sonra yan parsele bitişik durumda bulunan istinat duvarının çöktüğünü, davalı şirketlerin müteahhit, davalı ... nin ise istinat duvarının sahibi olduğunu, müvekkilinin kamyonun toprak altında kalması sonucu günlük çalışmasının engellendiğini ve 6 ay boyunca işsiz kaldığını beyanla ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere araç bedeli olarak 15.000,00 TL,
kamyonun toprak altında kalması sebebiyle mahrum kalınan gelirden dolayı 3.000 TL ve duyulan elem ve ızdıraptan dolayı 2.000 TL manevi olmak üzere toplam 20.000 TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihi olan 28/12/2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılardan .... vekili, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacının beyan ettiği 27917 ada 1 ve 3 parsel üzerindeki binaların müteahhidinin müvekkil şirket olmadığını, söz konusu binalarla müvekkil şirketin ilgisinin bulunmadığını, bu nedenlerle esasa ilişkin cevap hakkı saklı kalmak kaydıyla husumet itirazının kabulüne, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... Kırtasiye Nak. İnş. Gıda Konf. Tem. Güv. Bilg. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... vekili, davalı ...'nin ... Kırtasiye Nak. İnş. Gıda Konf. Tem. Güv. Bilg. San. ve Tic. Ltd.
Şti’nin müdürü ve temsilcisi olduğunu, söz konusu davada şirket tüzel kişiliğinin yanında ve ayrı olarak ...'ye de davalı sıfatı verilmesinin yerinde olmadığını, açılan davanın bu davalı yönünden sıfat yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, söz konusu istinat duvarının yıkılmasının müvekkil şirketin yapmakta olduğu inşaat açısından da tehlike yarattığını ve zarara uğrattığını, istinat duvarının yıkılmasının akabinde müvekkil şirket tarafından Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/4 D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını,
bu nedenlerle müvekkillerinden ...'nin davalı sıfatının bulunmaması karşısında başka bir hususun araştırılmasına lüzum kalmaksızın hakkındaki davanın reddine, diğer davalı müvekkil şirketin meydana gelen zararda bir etkisinin bulunmaması, istinat duvarı ile bir bağının olmaması karşısında bu davalı açısından da davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece makine mühendisinden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmişse de alınan bilirkişi raporu mesleki yönü ile sorumluların ve olay yerinin tespiti açısından yeterli değildir. Mahkemece, tapu kayıtları ile yapı ruhsatlarının olay yerine uygulanarak zararın hangi istinat duvarından kaynaklandığının tespiti bakımından harita ve inşaat mühendisi bilirkişiler aracılığı ile mahallinde keşif yapılarak davalıların sorumluluklarının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/11863, K. 2011/13966, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama