KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15496 E., 2024/11992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/614 Değişik İş, 2022/568 Karar
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.07.2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın da karıştığı çok taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiş, bu talebini 127.866,26 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 28.07.2020 tarihinde 26.820,74 TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin bu ödemenin kabul edilmesi ile tüm sorumluluğunun sona erdiğini, sigorta şirketinin kusur oranı ile sınırlı olarak sorumlu olması karşısında kusur incelemesi yaptırılması gerektiğini, olay nedeniyle elde edilen kazanımların tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini, aktüer uzmanı bilirkişi tarafından %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri taleplerinden sorumlu olmadığını,
Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararının somut uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmadığını, Genel Şartlara göre maluliyet belirlenmesi ve tazminat hesabı yapılması gerektiğini, komisyona başvuru tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 127.866,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan ödemenin zararı karşılamadığının belirlendiği, hesaplama yönteminde hata bulunmadığı, vekalet ücretinin doğru belirlendiği, emniyet kemeri kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretli olması karşısında müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğu, vekalet ücretinde hata bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya 28.07.2020 tarihinde 26.820,74 TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin bu şekilde üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, progresif rant yöntemi ile hesaplamanın hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararının somut uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmadığını, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, kaza anında emniyet kemeri belirsiz olduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hesabın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılmasında hata bulunmamasına, müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilince cismani zarar talebi ile eldeki dava açılmış, davalı ... şirketince davacıya dava tarihinden önce yeterli ödeme yapıldığı, davacının bakiye zararının bulunmadığı ileri sürülmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyetince ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapılmadan ancak ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle, davalı tarafından ödenen tazminat miktarı güncellenerek hesaplanan tazminattan düşülmüş ve sonucuna göre karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince de davalı vekilinin ödemenin yeterliğine ilişkin itirazı reddedilmiştir. Ancak varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır.
İtiraz Hakem Heyetince yapılacak iş; öncelikle, davadan önce yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir. Bunun için ödeme tarihi verileri (ödeme tarihindeki asgari ücret vs. gibi) dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak ödemenin yeterli olup olmadığının araştırılması; ödemenin yeterli bulunması halinde davacının bakiye zararı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi,
şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez yazılı olduğu şekilde hesap raporu tarihi verileri dikkate alınarak (kararı sadece davalının temyiz ettiği gözetilerek usulü kazanılmış hakları korunarak) tazminat hesaplanmalı, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmeli ve ortaya çıkan miktara göre sonuç tazminata hükmedilmelidir.
Bu sebeble kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Yukarıda (I) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15496, K. 2024/11992, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama