KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15888 E., 2024/13565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/904 D.İş -2022/907 K.
Karar Metni
1.416 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca 13.11.2020 tarihinde çarpması sonucunda yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, dava öncesinde davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 10,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 5.425,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 132.943,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.578,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 140.946,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline gerekli evraklar ile başvuru yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas teşkil edemeyeceğini, müvekkilinin sunduğu uzman görüşü ile davacının sunduğu maluliyet raporu arasında çelişki bulunduğunu ve bu nedenle Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinde 15 yaşında olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararının oluşmayacağını ve bu nedenle talebin reddine karar verilmesi gerektiğini,
geçici bakıcı gideri ve tedavi masraflarından SGK'nın sorumlu olması nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının bulunduğu aracın sürücüsünün ehliyetinin bulunmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili aleyhine dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini,
%1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 140.946,00 TL'nin 05.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 17.339,87 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.
Yargıtay'ın uygulamada yerleşik hale gelen içtihatlarına göre kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre sürekli maluliyetin belirlenmesi gerektiği, kaza tarihi 13.11.2020, başvuranın kaza tarihindeki yaşının 15 olduğu, sürekli maluliyetin Çözger'e göre belirlenmesi gerektiği ve sunulan raporda Çözger'e göre %5 oranında kalıcı maluliyet belirlenmiş olduğundan bu oran esas alınarak karar verilmesi gerektiği, aktüer bilirkişi raporu ile belirlenen sürekli maluliyet tazminatının %5'e orantı kurularak belirlenmesi gerektiğinden,
davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu ve gelir getirici faaliyette bulunduğunu gösterir bir delil sunulmadığından dolayı davacının geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği dikkate alınarak ve davacının kullandığı aracın motorsiklet olduğu,
kaza tarihinde 15 yaşında olup sürücü belgesi bulunmadığı anlaşılmakla tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden bunlara yönelik itirazların kabulü ile başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 110.786,
00 TL sürekli iş göremezlik ve 2.578,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 113.364,00 TL tazminatın %20 müterafik kusur indirimi neticesinde 90.691,20 TL'sinin 05.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin ve geçici iş göremezlik tazminatına iliskin talebin reddine. davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
sigorta şirketi vekille temsil edildiğinden müterafik kusur indirimi dışında kalan reddedilen miktar yönünden 1.840,00 TL vekalet ücretinin başvuru sahibinden tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun tek taraflı olarak hazırlandığını, davacının 18 yaşından küçük olması nedeniyle maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre teşekkül etmesi gereken heyetçe imza altına alınmadığını, raporda belirtilen maluliyet oranının fahiş olduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi masraflarından müvekkilinin sorumlu olmadığını, kusur raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması gerektiğini,
davacının kafa yaralanması geçirmiş olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.
1.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.08.2021 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin radius kırığına bağlı el bileği fleksiyon ve ekstansiyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite özürlülük yüzdelerine göre %5 oranında olduğu kabul edilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde ortopedi uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde ortopedi uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2-Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-h maddesinde düzenlenen tek yönlü bir karayolunda sürücünün, aracı ters yönde sürmesi kuralını ihlal ettiği, davacının ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde düzenlenen kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmama kuralını ihlal ettiğinin ifade edildiği görülmüştür.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı işbu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmış ve alınan bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/1-b ve 46/2-h maddesinde düzenlenen tek yönlü bir karayolunda aracı ters yönde sürmesi kuralını ihlal ettiği ve kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu ve davacının ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde düzenlenen kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmama kuralını ihlal ettiği ve kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu ifade edilmiş ve Hakem Heyetince bu kusur oranları esas alınarak karar verilmiştir.
Hakem heyetince alınan kusur raporunda kazaya karışan tarafların olay nedeniyle alınan beyanları irdelenmeden kusur değerlendirilmesi ve tespiti yapılmış olup, kusur raporu denetime elverişli olmayıp, hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin var olması halinde ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15888, K. 2024/13565, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama