KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15892 E., 2024/13566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/899 D.İş -2022/899 K.
Karar Metni
1.233 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın park halinde iken kapısının açıldığını ve kapının müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda 10.04.2020 tarihinde iki taraflı yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru sonucunda davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri ve 472,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 40.667,00 TL tazminatın işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle talebini 118.816,51 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından daha önce yapılan başvuruda engelli sağlık kurulu raporu sunulduğu ve engel oranının %3 olduğunu, iş bu başvuru ekinde sunulan maluliyet raporunda ise maluliyet oranının %8 olduğunu ve bu nedenle iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, dava öncesinde yapılan başvuruda eksik evraklar bulunduğunu, müvekkiline usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının daha önce yapmış olduğu başvurunun usulden reddine karar verildiğini ve bu nedenle iş bu başvurunun konusuz kaldığını,
davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, hesap olunan tazminattan davacının koruyucu tertibat takmamasının tespit edilmesi halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin, teminat dışı olması nedeniyle geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını,
TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacının kaza nedeniyle SGK'dan gelir sağlayıp sağlamadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, faize karar verilmesi halinde müvekkiline yapılan başvurudan 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 107.706,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.475,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.162,36 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 118.344,51 TL'nin 14.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 15.192,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan maluliyet raporunun karar tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabında progresif rant yönteminin kullanılmasının Yargıtay içtihatları gereği olduğu ve müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektiren bir delilin dosyada mevcut olmaması nedeniyle buna yönelik itirazların reddine ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yönelik davalı
vekilinin itirazının kısmen kabulüne, kararın hüküm kısmının (3) numaralı bendinde yer alan “15.192,72 TL vekâlet ücretinin” ibaresinin “5.100,00 TL vekalet ücretinin” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine nispi ve tam vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini, aktüerya bilirkişi tarafından müvekkilinin talep edebileceği tazminat miktarının güncel asgari ücret verileri ve ekonomik şartlara göre az hesaplandığını belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından daha önce yapılan başvuruda engelli sağlık kurulu raporu sunulduğu ve engel oranının %3 olduğunu, iş bu başvuru ekinde sunulan maluliyet raporunda ise maluliyet oranının %8 olduğunu ve bu nedenle iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması,
aksi takdirde %1.65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davaya konu olayın teminat dışı hal olduğunu, nitekim kazanın müvekkili tarafından sigortalanan aracın park halinde iken kapısının açılması sonucunda meydana geldiğini, müvekkilinin sadece aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, hesap raporuna esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, kazaya davacının yol şartlarına göre aşırı hızlı olmasının sebep olduğunu,
geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve bu taleplerden müvekkilinin sorumlu olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın sürücüsünün park halinde iken kapısını açması ve davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile çarpışması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun karar tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir nedenin olmamasına , tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılmasının Yargıtay içtihatlarına uygun olmasına,
davalıya dava öncesinde yapılan başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasının temerrüt tarihi olarak belirlenmesinin KTK'nın 99. maddesine uygun olmasına, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunmasının hukuka uygun olmasına, kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun dikkatli ve özenli davranma kuralını ihlal ettiği, davacının ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığının ifade edildiği görülmüştür.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı işbu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmış ve alınan bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/1 maddesinde düzenlenen aracını park ederken karayolunu kullananlar için tehlike yaratmayacak şekilde hareket etme kuralını ihlal ettiği ve kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu ve davacının ise kusurunun bulunmadığı ifade edilmiş ve hakem heyetince bu kusur oranları esas alınarak karar verilmiştir.
Ne var ki; kaza yerindeki yolun özellikleri (genişlik- görüşün açık oluşu vs.) dahilinde, önünde bulunan ve aracını park edip kapısını açmak için hamle yapan araç sürücüsünü önceden görme ve dikkatli olması halinde önlem alıp, genişliğine göre yolda manevra yapma imkanı bulunan davacının bu hamleyi yapamayışında dikkatsizliği olduğu dikkate alınmamıştır.
Bu nedenle de olayın özelliklerini tam olarak yansıtmayan bilirkişi raporundaki kusur belirlemesinin karara esas alınması eksik inceleme niteliğindedir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin var olması halinde ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15892, K. 2024/13566, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama