KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/5182 E., 2024/4741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1587 E., 2021/1969 K.
- Hüküm/karar
- Davacı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
Davanın Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
2020/634 E., 2021/362 K.
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.08.2012 tarihinde, davalı ... şirketine zorunlu trafik sigortası ile sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, müvekkilinde oluşan bedensel zarar nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107 nci maddesine göre şimdilik 20,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını, faiz başlangıcının temerrüt tarihine göre belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu yaralanmanın 12.08.2012 tarihinde meydana geldiği, davacı vekili tarafından 03.12.2020 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu, tarafların anlaşamaması üzerine davanın 24.12.2020 tarihinde açıldığını, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile süresinde zamanaşımı def’i ileri sürüldüğü,
Covid 19 salgını dolayısıyla yargı alanındaki sürelerin 13.04.2020- 15.06.2020 tarihleri arasında durdurulduğunu, davacının arabuluculuğa başvurduğu tarihte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 72 nci maddesinde düzenlenen 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 87/3 ve 66 ncı maddeleri uyarınca olayın bağlı olduğu 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu gerekçeleri ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; haksız eylemden doğan zararlar için açılacak maddi tazminat davalarında zamanaşımının, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği günden işlemeye başladığını, davacının henüz maluliyet raporu olmadığı için zararının tespit dahi edilemediğini, kazadan dolayı oluşan zararı ilk öğrendiği tarihin, mahkeme aracılığıyla alınacak olan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından raporun düzenlendiği tarih olacağını, henüz zamanaşımının başlamasının dahi söz konusu olmadığını, mahkemece zamanaşımının olay tarihinden başlatılarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesi uyarınca zamanaşımının, herhalde kaza tarihinden itibaren 10 yıl olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğinden, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın 12.08.2012 tarihinde tek taraflı kaza yapması sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, davaya konu trafik kazasının 12.08.2012 tarihinde meydana geldiği, davacının yaralanması nedeniyle ceza dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 ncı maddelerine göre 8 yıl olduğu, kazanın meydana geldiği 12.08.2012 tarihinden, davanın açıldığı 24.12.2020 tarihine kadar geçen sürede 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolduğu,
davalı vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü anlaşılmakla, zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5182, K. 2024/4741, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama