KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9772 E., 2025/11850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/3187-2022/1269
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/170-2018/242
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı 24.11.2009 tarihli trafik kazası sonucunda, yaya konumundaki davacının eşinin vefat ettiğini ve davacının destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının desteğinin tam kusuru ile kazanın meydana geldiğini, davalı ... şirketinin sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ceza dosyasında hükme esas alınan 18.03.2020 tarihli bilirkişi raporuna ve dosya kapsamında kusur tespitine yönelik alınan Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Daire Başkanlığının 11.01.2018 tarihli raporuna göre davaya konu kazanın meydana gelmesinde, davacının desteği olan yayanın %100 oranında kusurlu bulunduğunun ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporlarının oluşa uygun ve denetime elverişli bulunduğu, bu nedenle davanın reddinin isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğunu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacı eşin destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kusur tespitinin oluşa uygun bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9772, K. 2025/11850, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama