KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/10349 E., 2025/4144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/405 D. İş, 2023/405 K.
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.10.2018 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuran tarafça müvekkili şirkete zorunlu belgeler ile usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, huzurdaki başvurunun usulden reddi gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından alınan medikal rapor ile sunulan rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, başvuru sahibi çocuğun kaza tarihinde 2 yaşında olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuranın maluliyeti bulunmadığından başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketine karşı başvuruya dayanak oluşturan ve hakem heyetine de sunulan Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 01.04.2022 tarihli raporda müvekkilinin maluliyetinin açıkça ortaya konulduğunu, hükme esas alınan raporda davacının muayenesi yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Eldeki davada kaza tarihi 02.10.2018'dir.
Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan Balıkesir Üniversitesi Sağlık uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniğinin 01.04.2022 tarihli raporunda; Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin alt ekstremitede 0-1,9 kısalık nedeniyle %3 oranında olduğu kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince ortopedi travmatoloji uzmanı ve adli tıp uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 19.04.2023 tarihli raporda ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyeti bulunmadığı belirtilmiş ve hakem heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Söz konusu rapor kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiş ise de davacının bizzat muayenesi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; yukarıda bahsi geçen maluliyet raporları ile kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacının bizzat muayenesi de yapılarak, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10349, K. 2025/4144, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama