KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12073 E., 2025/8671 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/454 E. - 2023/454 K.
Karar Metni
975 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın davacı yayaya 22.05.2021 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 311.865,32 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu aracın tarım aracı olduğunu, 2918 sayılı KTK anlamında araç sayılamayacağını, bu araçların tescile tabi olmadığını, bu nedenle de davalının sorumluluğunun bulunmadığını, pasif husumet yokluğu nedeniyle red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için kusur raporu alınması gerektiğini, eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden red kararı verilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 23.06.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %18 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hakemce alınan kusur raporuna göre sigortasız araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 311.865,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hesap raporunun hatalı hesaplamalar içerdiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, yasal değil avans faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazaya neden olan aracın tarım aracı olduğunu, aracın statüsü ve cinsi nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur tespitinin yetersiz yapıldığını, hakemce alınan kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, kusur heyet raporu alınması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin, aksi halde %1,65 teknik faizin esas alınması gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğinden faiz talebinin yersiz olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunmayan aracın davacı yayaya 22.05.2021 tarihinde çarpması sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
1.Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinde elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 361/1 hükmü uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-c hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosyanın incelenmesinde; İtiraz Hakem Heyeti kararının davacı vekilinin KEP adresine 03.08.2023 tarihinde ulaştığı, bu tarihi izleyen beşinci günün sonu olan 08.08.2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davacı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinin 19.07.2024 günü UYAP sisteminden gönderildiği tespit edilmiştir.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, davalının sorumluluğunun bulunmasına, ispat kurallarına, hesaplama yönteminin yerinde olmasına, hesaplamanın doğru yapılmış olmasına, kusur oranlarının isabetli tespit edilmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan ... Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 23.06.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası kalçada kırık ve pelvis kemiğinde iki farklı kemikte ayrışma olduğu, bu nedenle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %18 olduğu anlaşılmaktadır. Maluliyete konu yaralanmanın niteliği gözetildiğinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının da içinde bulunduğu heyetten rapor alınması gerekirken maluliyet raporunda bu hususa uyulmamış olması doğru görülmemiştir.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu yeni bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine, nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi ve buna yönelik itirazın reddi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12073, K. 2025/8671, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama