KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/12355 E., 2025/8419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/211 E., 2023/1422 K.
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu davalı ... aleyhine ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile başlattıkları takip neticesinde davalı borçluya ait taşınır taşınmaz, ayni veya nakdi hiçbir mal varlığı tespit edilemediğini, borçlunun haczi kabil malının da bulunamadığını, söz konusu alacak sebebiyle davalı borçluya ait taşınmazlara haciz tatbik edilmesi için yapılan aktif ve pasif tapu sorgusunda, ... ili, ... ilçesi, ... pafta, 1669 ada, 32 parsel, 357 m² arsanın 08.04.2015 tarihinde satış yoluyla davalı borçlunun yeğeni olan ...'ya,
12.01.2016 tarihinde ise yeğeni tarafından annesi ...'ya yine satış yoluyla 55.000,00 TL bedelle devredildiğinin tespit edildiğini, davalı borçlunun taşınmazları alacaklıdan mal kaçırma kastıyla, borcun doğmundan sonra satış yoluyla yeğenine daha sonra da yeğeni tarafından düşük bedel üzerinden annesine devretmiş olduğunun anlaşıldığını, borçlunun yeğenine ve yengesine yaptığı tasarrufun İİK 278/III-1 gereğince iptale tabi olduğunu belirterek tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile ... arasındaki borç ilişkisinin muvazaalı olduğunu, takip tutarının 3.5000.000 TL olduğunun görüldüğünü, davacının bu kadar yüksek bir alacağı için herhangi bir teminat almamış olması ve uzun vadeli bir borçlanmayı kabul etmiş olmasının manidar olduğunu, müvekkillerinin murisleri ...'in vefatından sonra ... ile aralarında olan bir kısım anlaşmazlıkların doğmuş olması ve vefatından önce ... ile ... arasında sorunlar olması nedeniyle davacı ile ... arasında muvazaalı bir borçlanma olduğu kanaatinde olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekiline, icra dosyasında 3.500.000,0 TL bedelli 04.04.2014 keşide tarihli bononun alacağın dayanağı olarak gösterildiği, davacıya alacağın miktarının yüksekliği de dikkate alınarak alacağa dayanak belgelerin sunulmasına ilişkin kesin süre verildiği, davacının alacağın dayanağına ilişkin belge ve bilgi ibraz etmediği, bu kadar yüklü miktardaki borcun nereden temin edilerek, hangi kanaldan davalı ...'ya ödendiğine dair delil ibraz edilmediği, yine verildiği iddia edilen borcun miktarı da dikkate alınarak borca ilişkin teminat da alınmadığı,
yapıldığı iddia edilen ödünç verme işleminin gerçek olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, davacı ile davalı ... arasındaki borç ilişkisinin muvazaalı olduğu, gerçek bir alacağın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... ile ... unvanlı firma arasında düzenlendiği anlaşılan 05.02.2012 günlü "Düzenleme Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'ne göre ...'nın arsa sahibi, firmanın ise müteahhit olduğu, bu sözleşme gereğince, ...'nın inşaatın yapım işini üstlendiği, bu durumda inşaatın yapım işini üstlenen ...'ya ait firma olduğu halde, inşaatın finansmanı için ...'ya değil ...'ya para verilmesinin hayatın doğal akışına uygun bir durum olmadığı, kaldı ki verildiği iddia edilen paranın oldukça yüklü meblağ içerdiği,
böyle bir ödemeye ilişkin olarak herhangi bir teminat alınmaması veya var olduğu ileri sürülen ortaklıkla ilgili hiç bir belge sunulmamış olması olgusu ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 29.01.2028 günlü beyan dilekçesindeki; müvekkili ile davalı ...'in yakın arkadaş olduklarına ilişkin açıklama birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin alacağın gerçek bir alacak olmadığı, davacı ile davalı ... arasındaki borç ilişkisinin muvazaalı bulunduğu yönündeki kabulünün doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK.m.353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalıya ödediği bedellerin iadesi için borçludan bono aldığını, ödenmemesi ve uzun süre de oyalanmış olması üzerine de icra takibine giriştiğini, davalılardan ... (borçlunun yeğeni) ve ... (borçlunun yengesi)'nin; borçlu ile borçlunun kardeşi arasında bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğunu bu nedenle dairelerin kendilerine devredildiğini, bu sözleşmeyle borçluya da bir daire düştüğünü beyan ettiklerini, diğer yandan da;
borçlu ... ile aralarında husumet olduğu için aleyhlerine bu davanın ikame edildiğini iddia ettiklerini, davalı yeğenin borçlunun ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğundan anılan tasarrufun İİK 280/2 gereğince iptale tabi olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesini ikrar ettiklerine göre, en az %50 müteahhitlik bedeli olduğunun nazara alınmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12355, K. 2025/8419, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama