KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3608 E., 2025/2177 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/85 E.- 2023/96 K.
- Sayısı
- 2023/İHK- 931
- Sayısı
- K-2022/292479
Karar Metni
1.003 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 26.04.2015 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 290.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıca sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının sigortalı aracın solundan ve takip mesafesine uymadan geçtiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, travma sonrası stres bozukluğunun sürekli maluliyete sebebiyet verip vermediğinin netleştirilmesi gerektiğini, koruyucu tertibat nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak yasal faizden sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 03.03.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %35 oranında sürekli maluliyetin bulunduğu, hakemce alınan kusur raporuna göre davalıca sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, başvurunun kabulüne, 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usule uygun olduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanmasının isabetli olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalıca sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının sigortalı aracın solundan ve takip mesafesine uymadan geçtiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, travma sonrası stres bozukluğunun sürekli maluliyete sebebiyet verip vermediğinin netleştirilmesi gerektiğini, koruyucu tertibat nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve rücuya esas bir ödeme yapılmış ise mahsubu gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacıya rücuya esas bir ödeme yapıldığı ile müterafik kusurun varlığının ispat edilememiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 03.03.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası nedeniyle üst kol kırığı ve travma sonrası stres bozukluğu yaşadığı belirtilerek meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %35 olarak hesaplanmıştır.
Maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri uygulanmış olsa da, sürekli maluliyete neden olan arazlardan birinin travma sonrası stres bozukluğu olduğu, heyette ruh sağlığı ve hastalıkları doktorunun bulunduğu, davacının ilk olarak 2015 Aralık ayında psikiyatrik tedavi gördüğü, aralıklarla tedavisinin 2019 Aralık ayına kadar devam ettiği, birçok ilaç kullandığı, kısmen şifa bulduğu,
maluliyet raporu tarihi itibariyle tedavi görmediği bilgisinin yer aldığı anlaşılmakla, davacının trafik kazasına bağlı travma sonrası stres bozukluğuna bağlı maluliyet tanısının sürekli olup olmadığına yönelik bir belirlemenin yapılmadığı görülmektedir.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacının yerleşim yerine en yakın ve önceki raporun verildiği sağlık kuruluşundan farklı bir yerden olmak üzere yetkili sağlık kuruluşundan raporu hazırlayan heyette yer alan hekimlerin de görüşü alınmak suretiyle, özellikle travma sonrası stres bozukluğu tanısı ile ilgili olarak, bu durumun davaya konu kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, süreklilik arz edip etmediği, davacının fiziki muayenesinin bizzat yapılmak suretiyle yeniden maluliyet raporu alınması, daha sonra sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, hakemce tek kişilik trafik bilirkişisinden alınan kusur raporuna göre davacının kusursuz olduğu, sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, hakemce bu kusur raporu dikkate alınarak davacının tazminat talebinin hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Olayın meydana geliş şekli, davacının soruşturma aşamasındaki beyanı, hakemce tek kişilik bilirkişiden alınan kusur raporuna itibar edilmesi gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan oluşturulacak üç kişilik heyetten davaya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile soruşturma aşamasına ilişkin tüm evraklar temin edilmek suretiyle, kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI.KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3608, K. 2025/2177, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama