KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/3619 E., 2025/1648 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/81 E.- 2023/103 K.
- Sayısı
- 2023/İHK- 1286
- Sayısı
- K-2022/253029
Karar Metni
1.021 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu ve davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 19.07.2021 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 39.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.100,00 TL adli rapor ücreti olmak üzere toplam 41.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla sürekli ve geçici iş göremezliğe ilişkin toplam talebini 228.793,38 TL 'ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik belge ile başvuru yapıldığını, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, kısmi dava olarak açılmasının kabul edilemeyeceğini, maluliyet raporunun usule ve yasaya uygun olmadığını, davacının fiziki muayenesinin yapılmadığını, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacıya rücuya esas bir ödemenin yapılıp yapılmadığının araştırılması ve yapılmış olması halinde mahsubu gerektiğini,
adli tıp rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 04.03.2022 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacının %10 oranında sürekli maluliyeti olduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yönteminin uygulandığı, davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, adli rapor ücretine yönelik fatura ibraz edilmediğinden reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 228.793,38 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 1.100,00 TL adli rapor ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usule uygun olduğu, davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik belge ile başvuru yapıldığını, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, kısmi dava olarak açılmasının kabul edilemeyceğini, maluliyet raporunun usule ve yasaya uygun olmadığını, davacının fiziki muayenesinin yapılmadığını, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacıya rücuya esas bir ödemenin yapılıp yapılmadığının araştırılması ve yapılmış olması halinde mahsubu gerektiğini,
adli tıp ücretinden davalının sorumlu olmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 04.03.2022 tarihli raporunda davacının sürekli maluliyet oranının tespiti yönünden Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı, davacıda %10 oranında sürekli maluliyet bulunduğu anlaşılmaktadır.
19.07.2021 kaza tarihi itibari ile uygulanan yönetmelik yerinde olsa da, maluliyet raporunda davacının raporu düzenleyen heyet tarafından fiziki muayenesinin yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, maluliyet rapor tarihi itibariyle davacının güncel durumunun önem arz ettiği dikkate alındığında, raporu düzenleyen heyetçe fiziki muayene içermeyen maluliyet raporunun yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun ve davacının fiziki muayenesinin de yapıldığı kaydını içeren rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2.Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 04.03.2022 tarihli Adli Kurul Raporunun, kaza tarihi olan 19.07.2021 tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hazırlandığı; yapılan değerlendirme sonucunda maluliyet oranının %10 ve sürekli olduğu tespitinin yapıldığı, raporun başvuranın 22.02.2022 tarihli fiziksel muayenesinin yapılarak ve tüm tıbbi evrak ve klinik seyrinin incelenmesinden sonra geçirilen trafik kazası ile arasında nedensellik bağı kurulmak suretiyle düzenlendiği anlaşılmakla kararın onanması gerektiğini düşündüğünden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3619, K. 2025/1648, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama