KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2023/7600 E., 2025/1852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/312 E., 2023/320 K.
- Sayısı
- 2023/İHK-22076
- Sayısı
- K-2023/18748
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 12.10.2021 tarihli çift taraflı trafik kazasında, karşı araç sürücüsü olan davacının yaralanıp maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 107.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL adli rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.05.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, 382.157,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 382.907,34 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporun yönetmeliğe uygun olduğu, davacının %5 oranındaki maluliyeti ile davalının %100 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 382.157,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 382.907,34 TL tazminatın 06.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 20.04.2022 tarihli raporda, davacının trafik kazası sonrası yaralanması sonucu vücudunda (yüz bölgesi) oluşan kalıcı yara izlerine (skar) bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmıştır. İtiraz Hakem Heyeti tarafından söz konusu raporun geçerli olduğu kabul edilerek tazminata karar verilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunun; kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, raporu hazırlayan heyette plastik cerrahi uzmanının bulunmadığı, maluliyetin tayini konusunun teknik ve uzmanlık gerektirdiği ve heyet teşekkülü yetersiz olan maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden,
davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına da dikkat edilerek davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve arazın süreklilik arz edip etmediği hususlarını kapsar şekilde rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3.Dosya kapsamından, İtiraz Hakem Heyeti kararında davacının adli tıp rapor ücretinin de asıl alacak kalemi içerisinde müddeabihe eklenip faiz işletilerek hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Rapor ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken tazminat gibi hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
4.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak:
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17., Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 . maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7600, K. 2025/1852, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama