KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/11097 E., 2026/1735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1019 D. İş, 2024/1016 K.
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının yolcusu olduğu araca çarpması ile 13.02.2023 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 240.750,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, kaza nedeniyle davacıda maluliyet oluşmadığını, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacıya kaza nedeniyle SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacının itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları raporun usulüne uygun olduğunu ve hükme esas alınması gerektiğini, aksi kanaat halinde müvekkilinin muayene edilmesi suretiyle rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının yolcusu olduğu araca çarpması suretiyle meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.09.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda davacıda kaza nedeniyle meydana gelen hipertrofik skar ve keloid nedeniyle %5 oranında maluliyetin tespit edildiği,
kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, anılan raporda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiği, raporun bu nedenle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan ve bir adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen raporda, davacıda kazadan kaynaklanan maluliyet oluşmadığı kabul edilmiştir.
Davacı tarafça sunulan ve yine Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan her iki raporda, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvelleri kullanmış ve raporlarında davaya konu kaza nedeniyle oluşan yaralanmalar aynı şekilde tespit edilmiş olmasına rağmen yaralanmaların neden olduğu arazların sonuçları farklı olarak değerlendirilmiş ve dolayısı ile maluliyet oranları farklı olarak belirlenmiş ve bu nedenle raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Diğer yandan, hakem heyeti kararına esas alınan raporun davacının muayenesi yapılmadan düzenlendiği dikkate alındığında, anılan raporun yönetmelikteki şartları taşımadığı ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu açıktır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının dava konusu olay nedeniyle tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacı tarafın maluliyet raporu aldığı üniversite haricindeki başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde davacının yaralanmasına uygun olarak belirlenen uzman doktorların bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan
Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11097, K. 2026/1735, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama