KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2683 E., 2025/8994 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/125 E., 2024/125 K.
Karar Metni
1.027 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.09.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 60.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL adli tıp raporu ücreti olmak üzere toplam 60.750,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflarınca alınan medikal rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hakem heyeti ara kararı ile davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin olup olmadığı ve varsa miktarının tespiti için uzman bilirkişi tarafından değerlendirme yapılmasına karar verildiği, ara karar ile davacı tarafa bilirkişi ücretini yatırması için üç gün kesin süre verildiği, bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde dosyada mevcut belgeler üzerinden değerlendirme yapılacağının ihtar edildiği, davacı vekilince verilen kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı,
2918 sayılı Kanunun 90, 97... uncu maddelerinde sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için usulüne uygun bir başvuru yapılması şartının getirildiği, davacının ispat külfeti çerçevesinde iddiasını anılan Kanun hükümleri gereğince ispat etmesinin gerektiği, davacı tarafın ara kararda yatırılmasına karar verilen bilirkişi ücretini kesin sürede yatırmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, davacı tarafın iddiasını ispat edemediği, dosya kapsamında esas hakkında hüküm kurmaya yetecek delilin de bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının arazının yara/skar izine ilişkin olduğu, davacıda kaza nedeniyle oluşan yara/skar izinin 0,5x0,2cm ebatında olduğu, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki cetvellere göre yara/skar izinin maluliyet oluşturabilmesi için vücut yüzey alanının %1’ini geçmesi gerektiği, davacı tarafından dosyaya sunulan ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 24.03.2023 tarihli raporunda bu yönden bir değerlendirme yapılmadığı, bu nedenle davacıda meydana geler yara/skar izinin vücut yüzey alanının %1’ini geçip geçmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, davacının sunduğu maluliyet raporu ile davalı ... şirketinin sunduğu medikal rapor arasındaki çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu, davacının sunduğu maluliyet raporunun hükme esas alınacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, davalı tarafından sunulan medikal raporun hükme esas alınamayacağını, ara kararda ödenmesine karar verilen bilirkişi ücretinin davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, dosyaya sundukları raporun davacının muayenesi yapılmak suretiyle usulüne uygun şekilde hazırlandığını, ara kararda görevlendirilen bilirkişiye ise davacının güncel muayenesi yapılmadan dosyadaki tedavi evrakları üzerinden rapor tanzim etme görevi verildiğini, bilirkişinin hazırlayacağı raporun hüküm kurmaya elverişli olmayacağını, İtiraz Hakem Heyetinin yara/skar izinin ebatı hakkındaki değerlendirmesinin doğru olmadığını, başvurunun usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.03.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda davacıda kaza nedeniyle meydana gelen hipertrofik skar ve keloid nedeniyle % 5 oranında maluliyetin tespit edildiği,
kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, anılan raporda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiği, raporun bu nedenle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararı ile davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, ara kararda bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı tarafa kesin süre verildiği, kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceği yönünde ihtarat yapıldığı, davacı vekilince verilen kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin ödenmemesi nedeniyle bilirkişi raporu alınamadığı, davacının iddiasını ispat edememiş olduğu gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verildiği,
karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince temyiz edildiği görülmüştür.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarca oluşturulacak uzman doktor heyetince çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişinin bizzat muayenesi yapılmak ve kişinin şikayetleri dikkate alınmak suretiyle haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine yapılması gerekmektedir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararının incelenmesinde; davacının muayenesi yapılmaksızın, bilirkişi tarafından tedavi evrakları üzerinden hazırlanacak bir rapor alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle ara kararın usulüne uygun hazırlanmadığı ve ara karar ile alınmasına karar verilen bilirkişi raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmayacağı açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Cildiye/Plastik Cerrahi Bölümü uzmanı bulunan heyetten yeniden muayenesi de yapılarak rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2683, K. 2025/8994, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama