KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/5415 E., 2025/10243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/180 D.İş, 2024/180 K.
Karar Metni
1.229 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
17.09.2021 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücüsünün yaralanarak %24 oranında malul kaldığını, 90 gün geçici iş göremezliği ve 30 gün bakıcı ihtiyacı oluştuğunu, maluliyet oranında fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu,
davalıya yapılan başvuruya olumsuz yanıt verildiğini belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 7.900,00 TL sürekli ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 50,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 8.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
30.10.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 267.640,02 TL sürekli ve 15.357,43 TL geçici iş göremezlik ile 5.366,25 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere talebini toplam 288.363,69 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kırığın rehabilitasyon ile iyileşmesinin mümkün olduğunu, kaza ile illiyetli maluliyet bulunmadığını, yeni bir rapor aldırılmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinden davalının poliçe gereği sorumlu olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı araştırılarak müterafik kusur indirimi uygulanmasını talep ettiklerini, uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuran vekili tarafından sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda maluliyet oranının %24 olarak belirlendiği, ara kararı uyarınca ... Üniversitesince düzenlenen raporda ise maluliyet oranının %6 olarak belirlendiği, ...
Üniversitesince kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre düzenlenen raporun denetime elverişli olduğu, kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, %6 maluliyet oranı ve %75 kusur üzerinden düzenlenen hesap raporu uyarınca başvuran vekilince bedel artırımı yapıldığı, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirtilmediği, müterafik kusur indirimi uygulanmadığı, başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle;
başvurunun kabulü ile 267.640,02 TL sürekli ve 15.357,43 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 5.366,24 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 288.363,69 TL'nin 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruya sunulan %24 oranlı ve hükme esas alınan %6 oranlı rapor arasındaki çelişki giderilmeden, raporlar arasındaki farklılığın neden kaynaklandığı, iki raporun düzenlendiği tarih aralığında davacıda sürekli maluliyet oranının azalması durumunun olup olmayacağı, bu tarih aralığında alınan tedavi ile düzelme yaşanıp yaşanmadığı konularında inceleme ve araştırma yapılmaksızın ve tarafların hükme esas alınan rapora karşı itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme sonucu karar verildiğinin anlaşıldığı,
davacının kaza neticesi sağ ayak bileğinde kırık oluşacak şekilde yaralandığı, hükme esas alınan %6 oranlı raporu veren heyette ortopedi ve travmatoloji uzmanı ve/veya fizik tedavi uzmanının olmadığı, açıklanan bu nedenlerle çelişkinin giderilmesi ve çelişkinin neden kaynaklandığı hususunda başvuranın yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesine müracaat ederek rapor alması yönünde ara kararı verildiği, taraf vekillerinin 2 ay daha ek süreye muvafakat ettikleri, ara kararı uyarınca dosyaya sunulan 28.12.2023 tarihli ...
Üniversitesince düzenlenen raporda, dosya kapsamındaki raporların irdelenip değerlendirildiği, fiziki muayenenin yapıldığı, %24 ve %6 oranlı raporlar arasındaki farkın değişen muayene bulgularından kaynaklandığının, şahısta başlangıçta görülen hareket kısıtlılığının zaman geçtikçe azalmış olabileceğinin belirtildiği ve eklem hareket kısıtlılığı nedeniyle maluliyet oranının %4 olarak belirlendiği,
başvuran vekilince bu kez de dosyada mevcut bu 3 rapor arasında çelişki olduğundan bahisle çelişkinin giderilmesi gerektiği ileri sürülmüş ve davalı vekilince de rapora itiraz edilmişse de uyuşmazlık hakem heyetince hükme esas alınan %6 oranlı rapor ile 28.12.2023 tarihli %4 oranlı rapor arasında maluliyet oranının tespiti hususunda önemli sayılacak nitelikte fark olmadığı, kaldı ki alınan son raporda farklılığın sebeplerinin açıklandığı, başvuran için belirlenen oran ve asgari ücretin değişmesi nedeniyle yeni verilere göre düzenlenen 25.01.2024 tarihli hesap raporunun alındığı,
başvuran vekilinin bu hesap raporuna karşı soyut itirazlarının reddi ile hükme esas alındığı, 10.06.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde başvuruda bulunulduğu ve 23.06.2022 tarihinde temerrütün oluştuğu, uyuşmazlık hakem heyetince 19.10.2022 tarihinden itibaren faiz işletildiği ve buna karşı davacı yanın açıkça itirazı bulunmadığı anlaşılmakla davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle bu hususa girilemeyeceği, davalıya başvuru şartının yerine getirildiği,
bu yöne ilişkin davalının itirazının reddi gerektiği, davalı tarafın %75, başvuranın %25 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile karar verilmesinin kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun düştüğü, geçici iş göremezlik ödemesi alınıp alınmadığı konusunda bilgi belge ibraz edilmediği, hesap yönteminde hata bulunmadığı, bakıcı tutulduğuna dair belge sunulmasına gerek olmadığı, davacının 2 aylık bakıcı ihtiyacı süresi boyunca hastanede kaldığına dair delil bulunmadığı,
bu nedenle davacının hastanede geçirdiği sürelerin belirlenen bakıcı gideri süresinden mahsubuna ilişkin itirazın reddi gerektiği, başvuran lehine tarifeye göre hesaplanan vekalet ücreti üzerinden maktu ücretin altında kalmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin başlangıçta belli ve muayyen olmadığı, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararın bulunduğu, davacının yerinde görülmeyen tüm itirazlarının reddedildiği, davalı vekilinin ise maluliyet raporuna ve başvuran lehine hükmedilen nispi vekalet ücretine ilişkin itirazının kabul edildiği gerekçesiyle;
davacı vekilinin itirazlarının reddine, davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 266.780,70 TL sürekli ve 15.357,43 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 5.366,25 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 287.504,38 TL'nin 19.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 859,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamındaki %24, %6 ve %4 oranlı raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, %4 oranlı raporda yapılan ölçümü kabul etmediklerini beyan etmektedir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne verilen kusur oranının fahiş olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından davalının sorumlu olmadığını, dosyada davacının SGK dökümü bulunmadığını, aktif çalışma hayatı olup olmadığının tespit edilemediğini, hesaplamanın %1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması, hastanede kalınan günler tespit edilerek bakıcı gideri hesabından düşülmesi gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 17.09.2021 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usulüne uygun olmasına, itiraz aşamasında ilk iki maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla düzenlenip hükme esas alınan raporda oran farklığının irdelenmesine, kusur raporunun oluşa uygun ve kaza tespit tutanağı ile soruşturmada alınan raporla uyumlu olmasına,
hesap yönteminde ve bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasında hata bulunmamasına, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olup davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazında hukuki yarar bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5415, K. 2025/10243, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama