KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/6769 E., 2025/13825 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/395-2024/402
- Sayısı
- 2024/İHK-24002
- Sayısı
- K-2024/39253
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sigorta kuruluşu tarafından tanzim edilmiş Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi kapsamında sorumluluğu temin edilen aracın 13.07.2020 tarihinde karıştığı kazada dava dışı motosiklet sürücüsü olan davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle HMK 107 inci maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 341.931,00 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; itiraz eden davacı vekilinin Sigorta Tahkim Kamisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yönelik itirazının kabulü ile, 23.01.2024 tarih ve K-2024/39253 sayılı kararın kaldırılmasına, talebin kabulüne, 341.931,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; gerek 6325 sayılı Arabulucuk Kanunu’nun “Tarafların Anlaşması” başlıklı 18 inci maddesi, gerekse Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin aynı başlığı taşıyan 21/7 inci maddesine göre artık aynı talepleri havi olarak davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine dava açılamayacağından huzurdaki talebin HMK 114/2 gereğince dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddi gerektiğini, KTK 97 inci maddesine göre usule uygun başvuru yapılmadığı için talebin usulden reddi gerektiğini,
davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi dikkate alındığında somut olayda geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, bu sebeple de esasa girilmeksizin usulden reddi gerekmekte iken hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığını, dosyaya sunulan medikal rapor ile maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacının kaza sırasında sürücü belgesinin bulunmaması ve plakası olmayan motosiklet kullanması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur dağılımının yanlış yapıldığını,
yeni bir kusur raporu alınması gerektiğini, SGK kayıtları incelenerek yapılan bir ödeme varsa tazminattan mahsubu gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalı aracın karıştığı 13.07.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Davacı taraf, davaya konu kazadaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyetin zaman içinde arttığı (gelişen durum olduğu), mahkemede görülen davada hüküm verilmesinden sonra davacının maluliyetinin % 24'e yükseldiği iddiasıyla eldeki davayı açmış; Uyuşmazlık Hakem Heyeti taraflar arasında arabuluculuk tutanağı düzenlendiği, bu nedenle yeniden talepte bulunulamayacağı gerekçesi ile başvurunun reddine karar vermiş, davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince artan maluliyetin varlığı kabul edilerek tazminata karar verilmiştir.
Davacı tarafından alınan 12.03.2021 tarihli ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda davacının maluliyet oranı sol tibia şaft kırığı nedeni ile %11 olarak belirlenmiştir. Aynı kazaya ilişkin olarak davacı tarafından dosyaya sunulan 26.12.2022 tarihli ...
Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda, tıbbi belgelerin incelenmesi ve kişinin muayenesinin yapılması ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan hesaplamada ...'nın sürekli maluliyet oranının % 24 olduğu, her ne kadar davacının maluliyet oranı ...
Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalının 12.03.2021 tarihli raporunda sol tibia şaft kırığı nedeni ile %11 olarak belirlenmişse de Gerede Devlet Hastanesi fizik tedavi polikliniği 30.12.2021-20.01.2022 tarihli epikrizlerinde tedavisinin devam ettiği, 01.12.2022 tarihinde yapılan muayenesinde sol ayak bileğinde şişlik olduğu, sol ayak bileği hareketlerinin ağrılı ve kısıtlı olduğu, her iki alt ekstremite arasında 1 cm uzunluk farkı oluştuğu, artan maluliyetinin bulunduğu, 03.07.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ile illiyet bağının bulunduğu belirtilmiştir.
Maluliyette ortaya çıkan her artış (gelişen durum) yeni bir olgu olduğundan, sonradan ortaya çıkan olguya ilişkin olarak dava açılması mümkündür. Maluliyet oluşmasından sonra zarar sorumlusundan dava ya da ihtiyari arabuluculuk yoluyla tazminatın alındığı durumlarda dahi, maluliyette gelişen yeni durumlar için tazminat talep edilebilmesi mümkündür.
Davacı tarafından artan maluliyet iddiasına dayanılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi gereği hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde, davacıya talep dayanağı açıklattırılarak, ihtiyari arabuluculuk anlaşmasına ilişkin karar tarihinden sonra davacının maluliyetinde zaman içinde gelişen durum olup olmadığının özel olarak incelenmesi ile varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle; davacının ihtiyari arabuluculuğa ilişkin karardan sonra yapıldığını iddia ettiği tedaviye ilişkin eksik belgelerin ve taraflar arasında arabuluculuk süresine ilişkin dosyanın dosyaya kazandırılması,
maluliyet belirlenmesine yol açan bacakta atrofi ve uzunluk farkı arazlarının zaman içinde artış gösterebildiği gözetilip ihtiyari arabuluculuğa ilişkin dosyadaki maluliyet raporu ile o raporun tanzimi için yapılmış ölçümler de kontrol edilerek eldeki davaya konu maluliyet artışı (yeni olgu) iddiasının dayanağı olan rapordaki arazların irdelenmesiyle davacının maluliyetinin % 24'e yükselmesinin nedenleri üzerinde ... ve bu artışın maluliyette gelişen durum (artış- yeni olgu) olup olmadığını özel olarak inceleyen, maluliyette gelişen durum olduğunun tespiti halinde bu yeni olgunun ortaya çıktığı tarihi net biçimde belirleyen,
Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenecek maluliyet raporu alınıp oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozmanın kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyizi itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/6769, K. 2025/13825, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama